DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Gazi MERT ( Sohbet Köşesi )
Gazi MERT ( Sohbet Köşesi )
Giriş Tarihi : 08-11-2020 13:25

Üniversite Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 26 )

Benim Üniversitedeki öğrencilik hayatım  bu şekilde dolu-dolu geçiyordu…Bir yanda öğrencilik, diğer yanda sosyal hayatım…

Şimdi  düşünüyorum da diğer arkadaşlarımdan ayrı bir dünyam vardı.

Buna bir örnek vermek istiyorum:

İslam  Medeniyeti mecmuasını çıkardıktan sonra “Sorunuz Söyleyelim” köşesini yürütmeye başlayınca derste bile hocalarım bana iyi yönde değişik bir gözle bakmaya başlamışlardı..

Öyle ya…Mecmuadaki yazrlar hep Doçent, prafösör ve tanınmış kişiler… Sadece öğrenci olarak ben…Mecmua  ile yazarlar arasındaki diyalog görevini de bana vermişlerdi.

Yazı hazırlayan hocalarım yazıyı bana veriyor, ben de mecmuayı çıkartan yönetimine ulaştırıyordum.

Bazı öğretim üyelerimiz yazıyı bana verdikten sonra odasına çağırıyor, yazıyı bana okutuyor, bazı değişiklikler yapıyor, yazının güzel olup olmadığı konusunda fikrimi almaya çalışıyorlardı…

Hocalarımın yazdığı yazı hakkında görüş bildirmem ne haddimeydi?..

Bir defasında kendisinden tez aldığım Tefsir öğretmenimiz sayın Zeki Sofuoğlu “MALAYANİ” diye bir yazı yazmış bunu mecmuaya vermemi istemişti.

Sayın Zeki Sofuoğlu hocam aynı zamanda Rektör yardımcısıydı.

Tam kapıdan çıkarken yazıyı temize çekmemi, bazı düzeltmeler yapmamı ve ondan sonra mecmuaya götürmemi söylemişti.

Aman Allah’ım…

Sayın Zeki Sofuoğlu hocamın eksikleri var da onu ben mi düzeltecektim?

Bir öğrenci olarak ne haddimeydi…Bir baktım:Yazının başlığı MALAYANİ…

Allah Allah…Ne demek malayani?…Yakın arkadaşlarıma sordum,anlamını bilen yok…

Büyük sınıflara sordum,onlar da bilmiyor…Anlamını bile bilemediğimiz başlığın içeriğini nasıl düzeltecektim?..

Osmanlıca - Türkçe bir lügat kitabım vardı…Oradan kelimenin anlamını buldum…Düzeltmeleri yaptım, Mecmua’ya verdim.

Hocamın ismiyle yayımlanan Malayani’de neredeyse üçte bir nispetinde değişiklikler yapmıştım.

Mecmua çıktıktan bir gün sonra Tefsir dersimiz vardı. Derste bana bakışlarından anladım ki, yaptığım düzeltmelerden çok memnun kalmış…

Ancak  bu konuda hiçbir şey söylememişti.

İşte aynen bunun gibi mecmua kanalıyla pek çok öğretmenimle iyi bir diyalog içine giriyordum.

Onlarla aynı karede buluşmak, aynı mecmuada yazmak…Benim için gerçekten büyük bir ayrıcalıktı. Bunun semeresini de görüyordum.

İlk sene Fındıklıda okurken, ikinci sene Bağlarbaşı’ndaki şu anda Marmara Üniversitesi İlahiyat fakültesinin bulunduğu binaya taşınmıştık…

Bina üç bölümden oluşuyordu. İkisinde eğitim öğretim yapılıyordu.

Diğer bina yemekhane ve yatakhane bölümüydü. Bu bölüm 4 katlıydı. Alt kat yemekhane bölümü, Üst iki kat yatakhane bölümü ve en üst kat ise boştu.

Akşam etüt çalışmamızı eğitim öğretim yapılan yerde sürdürüyor ve saat 10.00’da yatıyorduk.

Etütten sonra eğitim öğretim yapılan binanın ışıkları söndürülür ve kapısı kilitlenirdi…

Etüt saati bana yetmemeye başlamıştı. Ders çalışmama ek olarak dergide yayımlanacak soruların cevaplarını da hazırlamam gerekiyordu.

Her defasında etüt odasından en son ben çıkmaya başladım…Çünkü zaman yetmiyordu…

Bu durum haftalarca devam etti. Her defasında çalışamam gerektiğini hocalarıma anlatıyordum. Onlar da saat 10.00’da yatmamız gerektiğini, kuralların böyle olduğunu söylüyorlardı.

Bir gün  ders bitiminde arkadaşlarım;“seni hizmetli arıyor” demişlerdi…Hizmetli adımı sormuştu…

Adımı söyleyince yatakhane bölümüne gitmemiz  gerektiğini söylemişti…Şaşırmıştım…Nedenini sorduğumda hiçbir şey söylememişti.

Yatakhaneye bölümüne gitmiş, boş olan üst kata çıkmıştık.Odanın birini açmıştı.

Tek yatak ve dolap vardı. Anahtarı vermiş ve: “Bundan sonra burada kalacakmışsın…”demişti.

Alt kattaki dolapta bulunan eşyalarımın üst kata çıkarılmasına da yardımcı olmuştu…

Bunu kimin istediğini ısrarla sormama rağmen hiç cevap vermemişti…

Yatakhanede bulunan diğer öğrencilerden ayrılmış ve tek başına boş bir katta, bir odada gece geç saatlere kadar çalışma imkanı bulmuştum.

Bu tek başına bir kat ve  odada kalışım mezun oluncaya kadar devam etmişti. Bunu sağlayanın kim, hangi hocam olduğunu hala anlayabilmiş değilim…

Bence ya Dekanımız sayın Ahmet Davudoğlu yada yardımcısı sayın Zeki Sofuoğlu idi…

İşte bunun için diyorum; “Üniversite’de ayrıcalıklı bir öğrenciydim.”diye.

Bu arada Anadolu’dan mektuplar, sorular gelmeye devam ediyordu. Ben de bunları cevaplandırıyor yukarda anlattığım şekilde sayın Ahmet Davudoğlu hocama kontrol ettirdikten sonra mecmuaya veriyor ve yayımlattırıyordum.

15 Kasım 1967 tarihli İslam Medeniyeti mecmuasında soru soran ve cevapları yayımlanan kişiler şunlardı: Bursa’dan Ahmet Akgün, Küçükköyden İmdat Kaya, Rize’den Mustafa Meral Gündoğdu, Eskişehir’den Nazif Aşkun, Kadıköy’den Harun Tavukcuoğlu…

Üniversite hayatımda unutamadığım bir anım da Kıbrıs olayları ve o olaylar karşısında takındığımız tavırdı.

Ortaöğrenimimle ilgili bölümde anlattığım şekliyle Adana’da okurken sınıfımızda 7 tane Kıbrıslı arkadaşım olduğunu yazmıştım.

Onlarla pek çok anılarımız olmuştu…Bir kısmını tatilde memleketim olan Anamur’a bile götürmüştüm.

İşte ben Adana İmam Hatip Lisesinde öğrenci iken Kıbrıs’ta olaylar meydana gelmişti.

Ben l964 yılında Adana’dan ayrılıp İstanbul’a gitmiştim.

Adana’da Kıbrıslı arkadaşlarımla birlikteyken 21 Aralık 1963 yılında Rumlar, Kıbrıs Türklerine karşı büyük bir saldırıya geçmişti.

Saldırıya uğrayanlar arasında arkadaşlarımın aileleri de vardı. Rumlar tarafından yüzlerce Türk şehit edilmişti.

130 köyden 30 bin Türk de göçmen durumuna düşmüştü.

Arkadaşlarımın ailelerinin bulunduğu Türklere ait ev ve malları tahrip ve talan edilmişti.

Ben Kıbrıslı arkadaşlarımla kader birliği etmiştim.

Babam Adana’ya Köseler adı verilen  komisyoncuya satılmak üzere muz gönderiyor, ben de harçlığımı oradan alıyordum.

İşte Kıbrıs olaylarının patlak vermesiyle birlikte arkadaşlarıma Kıbrıs’tan, ailelerinden para gelmeyince kader birliği ettiğimiz arkadaşlarımla harçlıklarımızı bölüşür olmuştuk.

Ben okumak için İstanbul’a gittiğim zaman  Kıbrıslı arkadaşlarımdan  bazıları da İstanbul’a gelmişti.

Onlarla orada da kader birliği etmiştik.

Derken l967 yılında yani benim İstanbul’a gelişimin üçüncü yılında 30.Hükümet Süleyman Demirel Hükümeti döneminde Kıbrıs’ta Rum saldırıları tekrar başlamıştı.

Devir 30’uncu Türkiye Cumhuriyeti hükümetini kuran sayın Süleyman Demirel hükümeti devriydi.

Hoşça kalınız.

( devam edecek )

NELER SÖYLENDİ?
@
Gazi MERT ( Sohbet Köşesi )

Gazi MERT ( Sohbet Köşesi )

DİĞER YAZILARI Üniversite Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 27 ) 12-11-2020 09:12 Üniversite Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 26 ) 08-11-2020 13:25 ÜNİVERSİTE YILLARIMDA TÜRKİYE VE DÜNYA MANZARALARI ( 25 ) 04-11-2020 09:23 ÜNİVERSİTE YILLARIMDA TÜRKİYE VE DÜNYA MANZARALARI ( 23 ) 29-10-2020 16:21 ÜNİVERSİTE YILLARIMDA TÜRKİYE VE DÜNYA MANZARALARI ( 22 ) 29-10-2020 16:20 Üniversite Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 21 ) Yıl 1964… 28-10-2020 14:07 Orta Öğretim Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 15 ) 20-10-2020 10:12 Çocukluk Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 14 ) 17-10-2020 08:28 Çocukluk Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 13 ) 16-10-2020 10:32 Çocukluk Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 12 ) 15-10-2020 09:47 Çocukluk Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 10 ) 12-10-2020 16:46 Çocukluk Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 9 ) 06-10-2020 15:14 Çocukluk Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 8 ) 30-09-2020 15:45 Doğum Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 6 ) 25-09-2020 19:20 Doğum Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 4 ) 24-09-2020 08:48 Doğum Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 3 ) 22-09-2020 11:45 Doğum Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 2 ) 22-09-2020 11:44 Doğum Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 1 ) 21-09-2020 13:07 2020-2021 Eğitim Öğretim Yılı Koronavirüs Nedeniyle Uzaktan Eğitimle Başladı 02-09-2020 07:15 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlamaları ve Zaferlerimizin Kaynağı… 27-08-2020 20:20 Kurban Bayramınız Kutlu Olsun Gönülleriniz Nur İle Dolsun… 30-07-2020 09:20 Ayasofya İbadete Açılmış Cami Haline Dönüştürülmüştür... 13-07-2020 20:50 TÜRKİYE’DE MAĞARA TURİZMİ VE ANAMUR’DA TÜRKİYE’NİN EN DERİN MAĞARASI… 12-07-2020 01:00 İstanbul’un Fethinin 567.Yıl Dönümü Kutlamalarının Ardından… 30-05-2020 17:41 EVDE KUTLANACAK HÜZÜNLÜ BİR RAMAZAN BAYRAMI… 26-05-2020 10:57 İkinci Cihan Savaşının Bitmesinin  75. Yılı Kutlamalarının Ardından… 13-05-2020 12:18 Koronavirüsün Gölgesinde Kutlanan Hıdırellez: Bahar Bayramı… 07-05-2020 12:23 Antalya’da Yapılan 1.Uluslararası Yörük Sempozyumunun Düşündürdükleri 22-04-2020 13:49 İslamda Millet Ve Milliyetçilik Anlayışı 15-04-2020 11:44 İslamda Hoşgörülü Olmak 12-04-2020 22:14 İslamın İlme Verdiği Önem 11-04-2020 13:57 İslamda Kadın Hakları Ve İslamın Kadınlara Verdiği Değer 09-04-2020 18:03 Allaha Ve Dine İnanmak…( 9 ) 30-03-2020 18:15 İlk, Orta, Lise Öğrencilerinin Uzaktan Eğitimine Katkı… 24-03-2020 15:18 Koronovirüs Tehlikesi Nedeniyle Okulların Tatil Edilmesi… 13-03-2020 14:49 DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLAMALARININ ARDINDAN: KADINLARIMIZIN HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİ… 09-03-2020 10:03 Cumhurbaşkanımıza Açık Mektup: Cumhurbaşkanlığı Forsundaki Yıldız Sayısı Arttırılmalıdır. 03-03-2020 12:53 İDLİB ŞEHİTLERİMİZE ALLAH’TAN RAHMET,KEDERLİ AİLELERİNE BAŞ SAĞLIĞI DİLİYORUZ. 29-02-2020 12:52 28 ŞUBAT DARBESİNİN İÇ YÜZÜ… 28-02-2020 13:56 Osmanlı’da İbretlik Bir Karar: Fatih Sultan Mehmed Yargılanıyor; Elinin Kesilmesine Karar Veriliyor... 07-02-2020 08:12 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE YÖRÜKLER... 29-01-2020 17:58 ERKEK VE KADIN BİRBİRİNE YARDIMCI OLMALI... 13-01-2020 18:04 ONLAR BİRER ANNEYDİ: ŞEHİT EDİLDİLER 15-07-2019 17:52 II. İSTANBUL SEÇİMİ SONRASI KAVGA DEĞİL BARIŞ GEREK… 04-07-2019 10:36 Hayırlı Tatiller 04-05-2019 13:46
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
pazar esnafı
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Bozyazı Fotoğrafçılık
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
Advert