DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Gazi MERT ( Sohbet Köşesi )
Gazi MERT ( Sohbet Köşesi )
Giriş Tarihi : 23-06-2021 19:11

MİLLİ BENLİKLERİMİZE VE KÜLTÜR VARLIKLARIMIZA SAHİP ÇIKMALIYIZ

Temaşa sanatı, Meddah, Hacivat-Karagöz, Tasavvuf Musikisi, Sema gösterileri, Hayal sahnesi, Fasıl heyeti, Kukla …

Bunlar milli benliğimizin ve edebiyatımızın değişmez temel taşlarıdır…

Hacivat ve Karagöz kimdir? Yaşamış mıdır,yaşamamış mıdır?..Yoksa bir hayal ürünü müdür?..

Edebiyat ve tarih kitaplarında belirtildiğine göre; Hacivat ve Karagöz Ramazan eğlencelerinin baş kahramanlarındandır…

Bizim çocukluğumuzda bundan 50-60 yıl önce köy ilkokullarımıza kadar gelen sanatçılar KARAGÖZ oynatırlardı…

Şimdi bu tarihi oyunumuzu Yunanlılar kendilerine mal etmeye çalışıyorlar…

Hatta Yunanlıların bu oyunumuzu kendilerine mal ettiklerine şahit oluyoruz…

Buradan Kültür Bakanlığımızı da göreve çağırıyoruz;

Lütfen Hacivat-Karagöz oyunumuza sahip çıkınız…

Hacivat-Karagöz oyunu bizim kültür mirasımızdır…

Milli, benliklerimize ve Kültür miraslarımıza sahip çıkmak en büyük görevimiz olmalıdır…

Son yılların en güncel sorularından biri; Hacivat ve Karagöz Türklerin midir yoksa Yunanlıların mıdır?

Gerçek şudur:

Hacivat ve Karagöz ikinci Osmanlı Padişahı Orhan Gazi zamanında yaşamıştır…

Orhan Gazi; 1324 – 1326 yılları arasında Padişahlık yaptığına göre demek ki Hacivat ve Karagöz bu yıllarda yaşamıştır…

Rivayete göre Orhan Gazi Bursa’da bir Cami yaptırmaktadır…

Bu Cami’nin inşaatında Karagöz adında bir işçi çalışmaktadır. Karagöz; Duvar taşlarını demir kenetlerle birbirine bağlamaktadır…

Aynı inşaatta arkadaşı Hacı İvad (Hacivat) da çalışmaktadır…

Karagözle Hacivat’ın birbirleriyle şakalaşmaları, işçilerin de onların hallerine gülüp çalışmayı aksatmaları yüzünden işler ilerlememektedir…

Orhan Gazi inşaatı gezerken inşaatın ilerlemediğini görünce mimarbaşıyı sorguya çeker…

Mimarbaşı Hacivat’la Karagöz’ün durumunu anlatır…

Padişah kızmıştır. Her ikisini de huzuruna çağırır. Bir hamam muhaveresi yaptırır. Oyun hoşuna gider.İşin sürüncemede kalmasına da göz yummaz.Onları uyarır…

Birkaç gün sonra yine inşaatı kontrole gider…

Bakar ki yine ilerleme yok…

Mimarbaşı aynı mazereti anlatınca Hacivat ve Karagöz’ün idam edilmelerini emreder…

Bunu duyan Karagöz : “Adam sen de…”diyerek sol eliyle sakalını tutup sağ elini sallar…

Hacivat ise iki elini yumruk yapıp üst üste vurarak : “Taş-taş üstünde kalmasın…”der…

İkisi de Padişah’ın emriyle idam edilir…

Orhan Gazi sonradan Hacivat’la Karagöz’ü idam ettirdiğine pişman olmuştur…

Buhara‘nın Küster kasabasından gelen Şeyh Küsteri,Hacivat’la Karagöz’ün hayallerini perdeye aksettirip konuşturarak Padişah’ın üzüntüsünü hafifletir…

O dönemden bugüne kadar Türkler bu hayal oyununu Ramazan eğlencelerinde bile yaşatmış ve Karagöz’ün şahsında onu milli bir hüviyete sokmuştur…

Karagöz; Cahil fakat temiz, saf ruhlu Türk halkını temsil eder…

Hacivat ise halktan kopmuş, aydın bir tiptir…

Nasrettin Hoca’nın da bir kültür varlığımız olarak Ramazan Şenlikleri içinde yer alması yine Edebiyat’ımız açısından, Ramazan eğlenceleri açısından çok önemlidir…

Bazı ülkeler hayali kahramanlar ortaya atarak insanlarını yönlendirmeye çalışırlar…

Bizde de fıkraları dillere destan bir Nasrettin hoca var…

Nasrettin Hoca; Fıkraları ile ünlü, mizah ustası bir edebiyatçıdır…

Her yıl 5-10 Temmuz tarihleri arasında Akşehir’de Nasrettin Hoca şenlikleri yapılmaktadır…

Bu şenliklerde Akşehir gölüne yoğurt mayası çalınmaktadır…

Nasrettin Hoca’nın yaşamadığını, hayali bir kahraman olduğunu iddia eden Edebiyatçılar, tarihçiler de vardır…

Oysa Nasrettin Hoca bir hayal kahramanı değildir, gerçektir…

Nasrettin Hoca; Sivrihisar’a yakın Harto köyünde 1208 yılında doğmuştur…

Babası köyün imamıdır…

Nasrettin hoca; Babasının ölümünden sonra Harto’da imamlık yapmıştır…

Bu görev kısa sürmüş ve 1237 yılında Akşehir’e yerleşerek ünlü mutasavvıf Seyyid Mahmut Hayrânî’ye intisap etmiş ve 1284’de Akşehir’de vefat etmiştir…

Türbesi Akşehir’dedir…

Nasrettin Hoca’nın fıkraları yediden yetmişe her Türk insanı tarafından sevilmekte ve bu fıkralar Nasrettin Hoca ile halkımızın ortak malı olarak yaşamaktadır…

Nasrettin Hoca; Herhangi bir güç durumdan kurtulmak için yalana, açgözlülüğe, küçük hesaplara başvurmadan her yaptığını sağduyuya, ahlak esaslarına dayandırır…

Türk insanı Nasrettin Hoca’ya; Filozofluk, ermişlik payesi vermiştir…

Batı edebiyatında O; “Hayatın manasını mizahla yorumlayan bir hikmet eri” olarak tanımlanır…

O’nun güldürücü fıkralarının amacı insanlığa ders vermek veya bir düzensizliği göz önüne sermektir…

Nasrettin Hoca; becerikli, çalışkan ve hareketlidir. Odun keser,hayvan yükler,buğdayı değirmene götürür,eşeğiyle pazara taşınır,alış-veriş yapar,imamlık yapar,kadılık yapar,davetlerde hazır bulunur,düğünlerde,

üzüntüde, sevinçte O vardır. Kanunlara saygılıdır. Yıkıcı değil, yapıcıdır.Sabırlı ve hoşgörülüdür.Fıkralarında Müslümanlığın tüm özelliklerini yansıtır.Zengin bir kişilik görüntüsü yoktur. Çapkınlığa, ahlaksızlığa, iffetsizliğe yönelik fıkraları yoktur. Fıkralarındaki sonuç; Ahlak, adet ve terbiyeye zıtlık göstermez…

Nasrettin Hoca hayali bir kahraman değil, Türklüğün büyük mizah sembolüdür…

Ramazan eğlenceleri içinde sergilenen temaşa sanatları, Meddahlar, Ortaoyunları, Kuklalar, Hacivat-Karagöz’ler, Nasrettin Hoca’lar birer Tiyatro ürünüdür…

Tiyatro; Edebiyatımızda önemli bir bölüm olarak tanımlanır…

Tiyatro; Seyirci grubu önünde, oyuncuların temsil etmesi için yazılan eserlere verilen isimdir…

Türklerde sözlü tiyatro geleneği İlkçağ’lardan günümüze kadar gelmiştir…

Yazılı tiyatro eserleri 19’uncu yüzyıl ortalarında görülmeye başlamıştır…

Türkler Müslümanlığı kabul ettiktin sonra hem yazılı, hem sözlü tiyatro çeşitleri ortaya koymuşlardır…

Sözlü tiyatro çeşitleri; Meddahlık, Karagöz ve ortaoyunu şeklindedir…

Meddahlık; Oyuncunun tek başına hazırlayıp yürüttüğü tiyatro şeklidir…

Karagöz; Beyaz perde üzerine bir takım tasvirlerin gölgelerini yansıtmak suretiyle gösterilen temaşa çeşididir…

Ortaoyunu ise; Milli bir tiyatro çeşidi olarak günümüze kadar gelmiştir…

Türk edebiyatında ilk yazılı tiyatro eseri; 19’uncu yüzyıl başlarında yazılan 3 perdelik bir tiyatro eseridir…

İkinci eser 1844 yılında yazılmıştır…

Halkımızın tiyatroya gösterdiği itibar üzerine 100’lerce tiyatro eseri yazılmış ve günümüze kadar gelmiştir…

Türkler Müslüman olmadan önce de tiyatro ile ilgilenmişlerdir…

Bilinen en eski Türk tiyatrosu bir savaşı anlatmaktadır:

Savaşa giden bir Türk genci, çocuğu ile karısını evde yalnız bırakır…

Bir Çinli kadına tecavüz etmek ister…

Kadın kahramanca mücadele ederek, namusunu korur…

Çinli süngü ile kadının yüzünü parçalar…

Genç asker, daima üzerinde taşıdığı ve uğuruna inandığı muskayı almak için geri döner….

Eşinin durumunu görünce bunu yapan Çinliyi bulur ve eşinin yanına getirerek onu öldürür…

İşte Türklerde temsil edilen en eski tiyatro burdur…

Türkler Müslüman olmadan önce ve Müslüman olduktan sonra Edebiyatın bir parçası olan Tiyatro’yu yaşatmaya çalışmışlardır…

Türk tarihi dünyanın en eski tarihidir…

Türk Milleti 2.200 yıldan fazla tarih sahnesindedir…

Bu 22 asırlık süre içerisinde Türk Milleti Atlas Okyanusundan Büyük Okyanus’a, Kuzey Buz Denizinden Hint Okyanusuna kadar uzanan 3 kıtada dünyanın en büyük imparatorluklarını, tarihin en güçlü ordularını kurmuş,

Yüzyıllarca dünya medeniyetini temsil etmiştir…

Medeniyet bir bayrak yarışıdır…

20’inci yüzyıl medeniyeti, tarihin ilk yıllarından kopup gelen bu gayretlerin meyvesidir…

Tarih sahnesinde en büyük fonksiyona sahip Türk Milletinin 3 kıta ve 7 deniz üzerinde kurduğu medeniyet eserleri bugün geniş kıtalara serpilmiş durumdadır…

Eskiden olduğu gibi zafer için sefer’e çıkma imkanı kalmamıştır…

Üzerinde yaşadığımız topraklarımızı yeşertmek, boşu boşuna akıp giden Seyhan ve Ceyhan’ları, Fırat ve Murat’ları, Kızıl ve Yeşil ırmakları zapt etmek…

Toprağın altındaki milyarlarca ton’luk altın rezervlerini ak altın’a dönüştürmek…

Dünyada en çok bizde bulunan BOR madenlerini ülkemizin kalkınması için devlet eliyle işletmek…

Cephede kazanılan zaferleri, cephe gerisinde de kazanmak, ülkemizin bölünmek bütünlüğünü korumak, PKK terör örgütünün kökünü de kazıyarak ekonomik zaferlerimizi ilan etmek tarihî borcumuzdur…

Ülkemiz 3 taraftan denizlerle çevrilidir…

Tatlı göller ve akarsular bakımından da dünyanın gıpta edilecek bir ülkesiyiz…

Sadece nehir ve ırmaklarımızın topraklarımız içindeki uzunlukları 11 bin kilometre kareyi aşmaktadır…

Yine Karadeniz ve Akdeniz yamaçlarında topraklarımızı birer hayat damarı gibi süsleyen yüzlerce çay ve derelerimiz vardır…

Sanayi dünyasında söz sahibi olabileceğimiz besin, dokuma, maden, selüloz, plastik ve kauçuk sanayi dallarında atılım yapabilecek imkanlarımız vardır…

Ülkemiz 10 ayrı iklime sahip. Yeraltı, yerüstü kaynaklarımız iç ve dış düşmanlarımızın hasedini çekecek kadar zengindir…

Ülkemiz; Turistik ve stratejik bakımdan güçlü bir potansiyele sahiptir…

Yurdumuzun toprak altı ve toprak üstü zenginliklerini, nüfus potansiyelini, tarihi, stratejik ve turistik imkanlarını çok iyi değerlendirmek bizlerin tarihî yükümlülüğüdür…

Tarihin kıymeti iyi bilinmelidir…

Aksi takdirde dün’ün de, bugün’ün de, yarın’ında vebalini yüklenmiş oluruz…

Şu anda geldiğimiz yer, gelebileceğimiz yer’in çok-çok gerisindedir…

Akarsularımız boşa akarken toprağımız yine kuru, şehir ve köylerimiz yine karanlıktır…

Petrol ve maden potansiyelimizin akıllıca değerlendirildiği söylenemez…

Denizlerimiz, dağlarımız, göllerimiz, 10 ayrı iklim özelliğine sahip coğrafyamız, tarihi ve stratejik yapımız dünyanın dinlenme ve kültür merkezlerini oluşturma imkânları taşırken bu konularda da en küçük komşularımızdan gerilerdeyiz…

Nüfus potansiyelimiz ekonomik seviyemizi tırmandıracak yerde kalkınma hamlelerimize yük olmaya devam ediyor…

Tarih yüce Türk Milletinin bahtsız sıkıntılardan ve büyük zaferlerden sonra eşsiz medeniyet atılımları yaptığına şahittir…

Dün cephede kazanılan zaferler bugün cephe gerisinde alın teri, göz nuru ile örülmeye çalışılmaktadır…

İnanıyoruz ki; Milletimiz Cephe gerisindeki bu medeniyet savaşını da kazanacaktır…

Hoşça kalınız.

NELER SÖYLENDİ?
@
Gazi MERT ( Sohbet Köşesi )

Gazi MERT ( Sohbet Köşesi )

DİĞER YAZILARI YENİ KİTABIM: DOLU DOLU YAŞADIKLARIM… 18-07-2021 16:21 20 TEMMUZ KIBRIS BARIŞ HAREKATININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ: BİR ANIM 18-07-2021 09:24 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ VE ŞEHİTLERİMİZİN MANEVİ HUZURUNDA BİR ZİYARET… 14-07-2021 09:44 KADINLARIMIZI KORUYAN İSTANBUL SÖZLEŞMESİ Mİ İSLAMIN ORTAYA KOYDUĞU GÖRÜŞLER Mİ? 12-07-2021 21:01 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNDE ŞEHİT DÜŞEN KAHRAMAN KADINLARIMIZ VE İSLAMDA KADIN… 11-07-2021 13:48 BİR SANAT HARİKASI: MISIR PİRAMİTLERİ 08-07-2021 23:51 GÜZEL SANATLAR VE İSLAMIN GÜZEL SANAT ANLAYIŞI 08-07-2021 00:29 62’İNCİ ULUSLARARASI NASREDDİN HOCA ŞENLİKLERİ… 04-07-2021 10:36 AÇLIK TEHLİKESİNE ÇARE: DÜNYA GIDA GÜNÜ KUTLAMALARI MI?… 02-07-2021 09:40 UZAY YARIŞINDA BİZ DE VARIZ: TÜRK UYDULARI UZAYDA… 30-06-2021 09:04 UZAY YARIŞINDA BİZ DE VARIZ: TÜRK UYDULARI UZAYDA… 30-06-2021 09:04 OSMANLILAR DÖNEMİNDE VE GÜNÜMÜZDE YAŞAYAN YÖRÜKLER İLE İLGİLİ BİLGİ VERİR MİSİNİZ? 27-06-2021 11:16 MİLLİ BENLİKLERİMİZE VE KÜLTÜR VARLIKLARIMIZA SAHİP ÇIKMALIYIZ 23-06-2021 19:11 CEMİYETTE SOSYAL ADALET NASIL SAĞLANABİLİR? 22-06-2021 10:31 TARİHİ FİLİMLERDE İZLEDİĞİMİZ TUĞ İLE İLGİLİ BİLGİ VERİRMİSİNİZ? 19-06-2021 17:01 TARİHİ FİLİMLERDE İZLEDİĞİMİZ AKINCILAR HAKKINDA BİLGİ VERİRMİSİNİZ? 17-06-2021 23:54 BELEDİYELERİN GÖREVLERİ NELERDİR? CUMHURİYETTEN ÖNCE BELEDİYE TEŞKİLATI VAR MIYDI? 16-06-2021 10:31 SEVGİ İLE İLGİLİ GÖRÜŞLERİNİZ NEDİR? ÖZELLİKLE İSLAMDA SEVGİ TANIMI NASILDIR? 12-06-2021 08:26 YUNANİSTAN VE GÜNEY KIBRIS RUM YÖNETİMLERİNİN ŞIMARIKLIKLARI… 08-06-2021 09:28 AKDENİZ…SULARI BERRAK DENİZ…AKDENİZDE SULAR ISINIYOR MU? 07-06-2021 13:36 DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ KUTLAMALARININ ARDINDAN… 06-06-2021 10:27 HAYATIMIZDA YENİ DÖNEM: NORMALLEŞMEYE DOĞRU… 02-06-2021 22:31 UNESCO TARAFINDAN KÜLTÜR MİRASI LİSTESİNE ALINAN DEDE KORKUT … 20-05-2021 19:23 REENKARNASYON, RUH GÖÇÜ, TEKRAR DOĞUŞ… 18-05-2021 21:16 İSLAMIN GETİRDİKLERİ: İSLAM BİLGİNLERİNİN TIP KONUSUNA NE GİBİ KATKILARI OLMUŞTUR? 05-05-2021 16:34 İSLAMIN GETİRDİKLERİ: ALLAH VERGİSİ SEVGİ 15-04-2021 18:44 Üniversite Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 27 ) 12-11-2020 09:12 Üniversite Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 26 ) 08-11-2020 13:25 ÜNİVERSİTE YILLARIMDA TÜRKİYE VE DÜNYA MANZARALARI ( 25 ) 04-11-2020 09:23 ÜNİVERSİTE YILLARIMDA TÜRKİYE VE DÜNYA MANZARALARI ( 23 ) 29-10-2020 16:21 ÜNİVERSİTE YILLARIMDA TÜRKİYE VE DÜNYA MANZARALARI ( 22 ) 29-10-2020 16:20 Üniversite Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 21 ) Yıl 1964… 28-10-2020 14:07 Orta Öğretim Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 15 ) 20-10-2020 10:12 Çocukluk Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 14 ) 17-10-2020 08:28 Çocukluk Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 13 ) 16-10-2020 10:32 Çocukluk Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 12 ) 15-10-2020 09:47 Çocukluk Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 10 ) 12-10-2020 16:46 Çocukluk Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 9 ) 06-10-2020 15:14 Çocukluk Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 8 ) 30-09-2020 15:45 Doğum Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 6 ) 25-09-2020 19:20 Doğum Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 4 ) 24-09-2020 08:48 Doğum Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 3 ) 22-09-2020 11:45 Doğum Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 2 ) 22-09-2020 11:44 Doğum Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 1 ) 21-09-2020 13:07 2020-2021 Eğitim Öğretim Yılı Koronavirüs Nedeniyle Uzaktan Eğitimle Başladı 02-09-2020 07:15 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlamaları ve Zaferlerimizin Kaynağı… 27-08-2020 20:20 Kurban Bayramınız Kutlu Olsun Gönülleriniz Nur İle Dolsun… 30-07-2020 09:20 Ayasofya İbadete Açılmış Cami Haline Dönüştürülmüştür... 13-07-2020 20:50 TÜRKİYE’DE MAĞARA TURİZMİ VE ANAMUR’DA TÜRKİYE’NİN EN DERİN MAĞARASI… 12-07-2020 01:00 İstanbul’un Fethinin 567.Yıl Dönümü Kutlamalarının Ardından… 30-05-2020 17:41 EVDE KUTLANACAK HÜZÜNLÜ BİR RAMAZAN BAYRAMI… 26-05-2020 10:57 İkinci Cihan Savaşının Bitmesinin  75. Yılı Kutlamalarının Ardından… 13-05-2020 12:18 Koronavirüsün Gölgesinde Kutlanan Hıdırellez: Bahar Bayramı… 07-05-2020 12:23 Antalya’da Yapılan 1.Uluslararası Yörük Sempozyumunun Düşündürdükleri 22-04-2020 13:49 İslamda Millet Ve Milliyetçilik Anlayışı 15-04-2020 11:44 İslamda Hoşgörülü Olmak 12-04-2020 22:14 İslamın İlme Verdiği Önem 11-04-2020 13:57 İslamda Kadın Hakları Ve İslamın Kadınlara Verdiği Değer 09-04-2020 18:03 Allaha Ve Dine İnanmak…( 9 ) 30-03-2020 18:15 İlk, Orta, Lise Öğrencilerinin Uzaktan Eğitimine Katkı… 24-03-2020 15:18 Koronovirüs Tehlikesi Nedeniyle Okulların Tatil Edilmesi… 13-03-2020 14:49 DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLAMALARININ ARDINDAN: KADINLARIMIZIN HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİ… 09-03-2020 10:03 Cumhurbaşkanımıza Açık Mektup: Cumhurbaşkanlığı Forsundaki Yıldız Sayısı Arttırılmalıdır. 03-03-2020 12:53 İDLİB ŞEHİTLERİMİZE ALLAH’TAN RAHMET,KEDERLİ AİLELERİNE BAŞ SAĞLIĞI DİLİYORUZ. 29-02-2020 12:52 28 ŞUBAT DARBESİNİN İÇ YÜZÜ… 28-02-2020 13:56 Osmanlı’da İbretlik Bir Karar: Fatih Sultan Mehmed Yargılanıyor; Elinin Kesilmesine Karar Veriliyor... 07-02-2020 08:12 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE YÖRÜKLER... 29-01-2020 17:58 ERKEK VE KADIN BİRBİRİNE YARDIMCI OLMALI... 13-01-2020 18:04 ONLAR BİRER ANNEYDİ: ŞEHİT EDİLDİLER 15-07-2019 17:52 II. İSTANBUL SEÇİMİ SONRASI KAVGA DEĞİL BARIŞ GEREK… 04-07-2019 10:36 Hayırlı Tatiller 04-05-2019 13:46
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
İBB Ekrem İmamoğlu Adalar
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
Advert

1xbet

Restbetbetpas giriş
 restbet
   betpas
   restbet.com