DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Mithat ÜNAL (Kırık Kalem)
Mithat ÜNAL (Kırık Kalem)
Giriş Tarihi : 27-08-2020 21:26
Güncelleme : 27-08-2020 21:58

Koronavirüs,Yaşam ve Acaba?

Dünya gözle görülmeyen, elle tutulmayan, sessiz sedasız ve sadece yaşlıları ve kronik hastalığı olanları öldüren bir hastalıkla baş etmeye çalışıyor. Valla büyüklerimizin dediğine göre çok ama çok tehlikeli. Türkiye de bir bilim kurulu oluşturuldu. Sözcü olarakta Sağlık Bakanı Sayın Fahrettin Koca seçildi. Sayın Bakanın son günlerde dikkat çeken cümleleri, ‘isyan ediyorum, korona yükselişte, ellerimizi en az 20 saniye yıkayalım, maske takalım, sosyal mesafeyi koruyalım...
’ Dünya aşı bulma yarışına girerken, Korona da hava sıcaklıklarının düşük olduğu ülkelerdeki seyrini sürdürüyor. Önümüzdeki Eylül ayından sonra ülkemizde de ciddi artışlardan endişe ediliyor. Tabii bu ifadeler ve yorumlar, Dünya Sağlık Örgütü’nün açıklamaları doğrultusunda, cereyan ediyor.
Temkinli yaklaşan bir kişi olarak Sayın Bakan Koca’nın bütün uyarılarına harfiyen uymaya çalışıyorum. Aileme de bu konuda hassas olmalarını söylüyorum.
Bütün bunlara rağmen;
‘Acaba…?’
Sorusu da aklıma gelmiyor değil..
Bu acabanın altında;
Acaba kendisini insanların üzerinde sanan bazı firavun yöneticiler, insanlığı kendi istedikleri gibi yönetmek adına böyle suni bir proje mi ürettiler…?
Acaba Almanya’nın katil lideri Hitler’in denediği üstün ırk modelinin başka bir versiyonu ile mi karşı karşıyayız…?
Acaba bu akl-ı zalimler Dünya ekonomisini akıllarınca kendilerine bırakabilmek için kendilerince Allah’ın verdiği ömre müdahale etmeye mi çalışıyorlar…?
....
Zira bu soruların aklımıza gelmesi için bir çok neden var. Bundan önceki yıllarda da Aids, Sars, Mers, Kuş Gribi, Domuz Gribi gibi bir çok hastalık açıklanmış, hepsi tedivisiz ve ölümsüz olarak ifade edilmişti. Şimdi bu hastalıkların kökü kazındı, birkaç yılda esamesi kesildi ve hiç birinin adından söz edilmez oldu.
Bakın sizinle şüphelerimi haklı çıkaracak iki konu paylaşacağım.
Mesela;Ünlü Alman Hekim, Dr.med Claus Köhnlein'in şu açıklamaları sizce de dikkat çekici değil mi?
Dr.med Claus Köhnlein şöyle yazıyor...
"Dünya Sağlık Örgütü isteği ve yönlendirmesi sonucunda, 24 saat yalan haberler yapılmakta. Boğaz ağrısı, nefes darlığı ve öksürük şikayeti ile gelene test yaparsanız, pozitif çıkması normal. Ve asla test sonuçları gerçek değil. Test olayı, düşülen tuzağın birinci aşaması... Test sonucunda yapılan tedavi ise tuzağın ikinci aşaması... Testin pozitif çıkmasıyla, yüksek miktarda kortizon ve ağır antibiyotikler devreye giriyor. ‘Korona tedavisi' diye uygulanan şema, başka rahatsızlığı olan insanların ölümüne neden oluyor. Korona değil, 'korona tedavisi' öldürüyor.
Ölüm arttıkça ve hastanaler test tuzağına düştüğü için, hasta sayısı artıyor ve panik her geçen gün büyüyor. Eğer, dünyaya verilmiş olan panik havası ve test mecburiyeti olmasaydı, boğaz ağrısı ve öksürük şikayetleriyle gelmiş olan insanlara eskisi gibi ilaçlarını verip dinlenmelerini isteyecektik. Her şey seyrinde gidecekti ama bu artık mümkün değil.
Doktorlar, önüne konan tedavi şemasına, uymaya mecbur ediliyor. Eskisi gibi insiyatif kullanmaları mümkün değil. Ayrıca hekimler üzerinde büyük bir baskı ve panik var. Lancet, ünlü tıp dergisidir. Bu dergide yazılanlar kanun niteliğindedir. 50 yaşında hayatını kaybeden bir insandan söz ediyor. Bu insan, boğaz ağrısı ve öksürük şikayetiyle gelmiş. Bu insana yüksek miktarda, 600 miligram kortizon verilmiş.
Üstüne ağır antibiyotikler ve vücudun bağışıklık sistemini çökerten ilaçlar verilmiş. Ve neticede bu insan, hayatını kaybetmiş ve tamamen hekimlerin hatası. Olmayan bir salgından, insanlar ölüyor.
Ülke liderleri, koltuklarını korumak için, bu "kumpasta", bilerek veya bilmeyerek rol almışlardır. Dünyada oluşan panik havası, haklarda liderlere karşı "önlem almadı" baskısı doğurmakta. Liderler de oluşan baskıdan kurtulmak için, 'küresel kumpasa' boyun eğmek zorunda kalıyorlar. Aslında panik ve korku dışında, hiç bir şey yok. Her şey normal seyrinde, ölümler virüsten değil. Korku ve panik, tedavi adı altında hekimlerin uygulamaya mecbur bırakıldıkları süreç, ölümlerin asıl nedeni...
Alman Hekim, Dr.med Claus Köhnlein ….
Ya şuna ne demeli?
Yıllar boyu dünyanın nüfusu ile ilgili olarak çeşitli azaltma politikaları uygulanırken, dünya üzerindeki savaşların asıl nedeninin bu olduğu yönünde Amerika da 1980 yılında yapılan bir orta 4 dış ve bir üst kapaktan oluşan anıtta, 8 dilde yazılan sosyal ve ekonomik kontrolleri içeren maddelerin birincisi tüyler ürpertiyor. Sosyal sorumluluğun hakkaniyetle insanlık üzerinde uygulanmasının yer aldığı maddelerin ilkinde ise, ‘Doğanın dengesine uygunluk için Dünya nüfusunu 500 milyonun altına indirilmesi öneriliyor. Bu anıtın yapılması için neden Amerika’nın seçildiği ise muamma.
Bir muamma daha var ki, bu da bugün dünyayı kasıp kavuran Korona virüsünün bu anıt ile bir bağlantısının olup olmadığı...
Bu sütunlarında İngilizce, Arapça, japonca ve Çinceyi içine alan 8 dildeki aynı maddeleri içşeren bu kıyamet anıtının gizemli ve esrarengiz.
Bir acaba daha var ki;
Ya Korona ile ilgili gerek ülkemizde, gerekse Dünyamızdaki, üst sağlık kuruluşlarının Korona ile açıklamaları doğruysa?
İşte bunun için, çoğunluğun iradesi ile seçilmiş olan Hükümetin Sağlık Bakanlığı bünyesinde oluşturulan ‘Bilim Kurulunun bütün uyarıları ve açıklamalarına itibar etmek ve uymak yükümlülüğümüz var.
Bu yazıyı yazmamın nedeni ise, bir gazeteci olarak kafama takılan soruları sizinle paylaşmak…
Hoşça Kalın…

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
İBB Ekrem İmamoğlu Adalar
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
Advert
Betpas

1xbet Restbetbetpas giriş
 restbet
   betpas
   restbet.com