DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Advert
Gazi MERT ( Sohbet Köşesi )
Gazi MERT ( Sohbet Köşesi )
Giriş Tarihi : 12-10-2020 16:46

Çocukluk Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 10 )

Çocukluğumdan hatırladığım o kadar çok oyun ve anım var ki…
Çelik- çomak oyunu mu dersiniz, cıngırtlak  oyunu mu dersiniz, kale dikmesi oyunu mu dersiniz, arası kesti (çom)oyunu mu dersiniz, beş taş oyunu mu dersiniz, birlim- ikilim-üçlüm oyunu mu dersiniz, çellik oyunu mu dersiniz, mendil kapmaca oyunu mu dersiniz, 3 taş oyunu mu dersiniz, 9 taş oyunu mu dersiniz, 12 taş oyunu mu dersiniz,karpuzun yarısından ve ekki’lerden yapılan arabacık oyunu mu dersiniz,  körebe oyunu mu dersiniz, birdirbir oyunu mu dersiniz, saklambaç oyunu mu dersiniz, cimci oyunu mu dersiniz, peşkir oyunu mu dersiniz, ip atlama oyunu mu dersiniz,deniz kıyısında  kumdan yapılan savaşçılık oyunu mu dersiniz…
Ne derseniz deyiniz 6 yaşıma yani İlkokula başlayıncaya kadar ve ilkokul yıllarımda 12 yaşıma gelinceye kadar yöremizde oynanan bütün oyunları yaşıma uygun şekilde yaşıtlarımla birlikte oynadım, oynadım, oynadım…
Bu oyunlardan birkaç tanesini sizlerle paylaşmak istiyorum; Yazın yaylaya gittiğimiz zaman en çok oynadığımız oyunlardan biri “Cıngırtlak” oyunu idi…
“Cıngırtlak” oyunu için dağdan sedir (katran) ağacı veya Ladin (iledin) ağacı bulurduk…
Bu ağaç genelde çobanlar tarafından keçiler için kesilen “toru” ile büyük ağaç arası yaklaşık 7-8 metre uzunluğunda dalları kurumuş bir ağaç olurdu…
Yine “sübelek “dediğimiz 1-1,5 metrelik başka bir ağaç daha bulurduk…
Ağırlık ayarlaması yaparak iki tarafın ağırlığı eşit olacak şekilde “cıngırtlak”ın orta yerine “sübelek”e girecek şekilde bir delik açardık…
“Sübelek”in uç tarafını da “cıngırtlak”a girecek şekilde sivriltirdik…
“Sübelek”i çimenlikli düz bir arazi üzerine sağlam ve yıkılmayacak şekilde dikerdik…

Cıngırtlak’ın ortasına açtığımız delik içerisine taze tereyağı ve meşe’den yapılmış kömür koyar, sübelek’in üstüne yerleştirirdik…
Cıngırtlağın kalın tarafına kiloca biraz ağır olan, ince tarafına kiloca hafif olanlar biner ve  ayaklarımızı yere vurarak hızlı bir şekilde dönerdik…
Cıngırtlağın ince tarafına binen daha çok havalanırdı…
Cıngırtlaktan çıkan ses bize adeta ninni gibi gelirdi…
“Kale dikmesi” oyunu da çocukluğumuzda oynadığımız yöremize ait oyunlardan biriydi…
Kale dikmesi 2 kişi ya 4 kişi ya da daha fazla çift kişi arasında oynanırdı…
Bu oyun için her grup ince ve düzgün 3’er adet “say” bulur ve yarımşar metre aralıklarla bu “say”ları pek sağlam olmayacak şekilde yere dikerdik…
Her iki grubun diktiği “say”lar arasında elle atılan taşların ulaşabileceği mesafede uzaklık olurdu…
Kale dikmesi oynayanlar bu “say”ların arkasından taş atarak karşıdaki dikili taşları yıkmaya çalışırdı…
Kim karşıdaki “say”ları çabuk yıkarsa galip sayılırdı…
Bu oyun biteviye devam ederdi…
“Arası kesti (çom)” oyunu da bizler için çok eğlenceli bir oyun türüydü…
Bilinen bu oyun türü yaylada askerliğini yapmış evli barklı kişiler arasında bile oynanırdı…
“Çellik” oyunu da düz arazide oynadığımız bir oyun türüydü…
Çelik oyununda yan-yana konan iki taş olurdu…Taşların üzerine konacak şekilde  uçları sivri “mit” tabir edilen 25-30 santimlik  yuvarlak kalınca bir çöp ayarlanırdı…
Oyuncuların elinde  birer metrelik  oklava tipinde sopa bulunurdu…
Oyunun kuralları da şöyleydi;
“Mit”, yan yana konan taşların üzerine konacak…
Oyuncu “mit”i alttan hızlı bir şekilde en uzağa atmaya çalışacak…
Karşıdaki oyuncular “mit”i tutmaya çalışacak…
Tutabilirlerse “mit”i atan yanacak…
El öbürüne geçecek…
Tutamazlarsa “mit” atılan noktaya en yakın yere ulaştırılmaya çalışılacak…
Eğer “mit” sopadan daha az bir mesafede taşın yanına düşerse “mit”i atan yanmış sayılacak…
Gelen “mit”e, miti atan sopayla vurabilirse ilk atılan yerle “mit”in düştüğü yer sopayla ölçülecek…
Bu atış “mit”i atan yanıncaya kadar devam edecek…
El değiştire-değiştire oyunun sonuna gelinecek…
Kim çok sayı almışsa o galip sayılacak…
Bu da en güzel oyunlarımızdan biriydi…
Hiç unutamadığım çocukluğumu süsleyen oyunların bir kısmı da oturarak oynadığımız oyunlarımız, belli bir noktada durarak oynadığımız oyunlarımızdı…
5 taş oyunu, 3-9-12 taş oyunları, cimci, mendil-peşkir kapmaca oyunları, birlim-ikilim-üçlüm oyunu bu oyunlardan bazılarıydı…
“5 taş “ oyunu yuvarlak irice 5 taş ile oynanırdı…
Oyuncular karşılıklı otururlar ve kur’a ile ilk başlayacak olan belirlenirdi…
Oyuna ilk başlayan eliyle taşları havaya atar ve elinin tersinden birbirine uzak mesafeye gidecek şekilde taşları serpiştirirdi…
Yerde bulunan birbirine en yakın taşlardan birini alır, havaya atar,yerdeki diğer taşlara dokunmadan öbür taşın birini de almaya çalışırdı.2,3,4 hepsine aldığı zaman,2’inci “el”e geçerdi..
İkinci elde 2’şer,3’üncü elde 1-3 şeklinde, 4’üncü elde 1-4 şeklinde taşları almaya çalışırdı…Tabii 1 tanesini havaya atarak…
Sonra 5 taşı avucunun içine alır 1’ini havaya 4’ünü  yere koyardı..Tekrar onu yerden almaya çalışırdı…
Baş  parmakla yanındaki üst-üste koyduğu 2 parmağı yere koyar oyunun kurallarına göre yere attığı taşlardan birini alır diğerlerini 3’er seferde parmak aralarından arkaya göndermeye çalışırdı…
Sonra 5 taşı avucunun içiyle havaya atar, elinin arkasına toplamaya çalışır, toplananları kapar, sayar ve kim çok taş kapabilmişse birinci olurdu…
“3 taş” oyunu yere çizilen kare ve arasına çizilen 2 çizgiyle ortaya konan bir şekil üzerinde 3+3 şeklindeki taşlarla oynanırdı…
“9 taş” oyunu iç içe çizilmiş 3 aynı kare ve bu kareleri ortasından birleştiren çizgiyle oluşturulan şekil üzerinde birbirine benzemeyen 9+9 taşla oynanan bir oyun türüydü…
“12 taş” oyunu 9 taş için hazırlanan şekli köşelerinden de birleştiren çizgiyle oluşturulun şekil üzerinde 12+12 taşla oynanan bir oyun türüydü…
3-5-9-12 taş oyunlarını kiminle oynasam ben kazanırdım…
“Cimci” oyununda ise nedense en çok benim avucumun arkası kızarırdı…
“Mendil-Peşkir kapma oyunu da çok zevkli bir oyun türümüzdü…
Benim çocukluk yıllarım genelde bu şekilde dolu-dolu geçen mutlu yıllarımdı…
Hoşça kalınız.

NELER SÖYLENDİ?
@
Gazi MERT ( Sohbet Köşesi )

Gazi MERT ( Sohbet Köşesi )

DİĞER YAZILARI Üniversite Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 27 ) 12-11-2020 09:12 Üniversite Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 26 ) 08-11-2020 13:25 ÜNİVERSİTE YILLARIMDA TÜRKİYE VE DÜNYA MANZARALARI ( 25 ) 04-11-2020 09:23 ÜNİVERSİTE YILLARIMDA TÜRKİYE VE DÜNYA MANZARALARI ( 23 ) 29-10-2020 16:21 ÜNİVERSİTE YILLARIMDA TÜRKİYE VE DÜNYA MANZARALARI ( 22 ) 29-10-2020 16:20 Üniversite Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 21 ) Yıl 1964… 28-10-2020 14:07 Orta Öğretim Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 15 ) 20-10-2020 10:12 Çocukluk Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 14 ) 17-10-2020 08:28 Çocukluk Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 13 ) 16-10-2020 10:32 Çocukluk Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 12 ) 15-10-2020 09:47 Çocukluk Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 10 ) 12-10-2020 16:46 Çocukluk Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 9 ) 06-10-2020 15:14 Çocukluk Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 8 ) 30-09-2020 15:45 Doğum Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 6 ) 25-09-2020 19:20 Doğum Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 4 ) 24-09-2020 08:48 Doğum Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 3 ) 22-09-2020 11:45 Doğum Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 2 ) 22-09-2020 11:44 Doğum Yıllarımda Türkiye Ve Dünya Manzaraları ( 1 ) 21-09-2020 13:07 2020-2021 Eğitim Öğretim Yılı Koronavirüs Nedeniyle Uzaktan Eğitimle Başladı 02-09-2020 07:15 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlamaları ve Zaferlerimizin Kaynağı… 27-08-2020 20:20 Kurban Bayramınız Kutlu Olsun Gönülleriniz Nur İle Dolsun… 30-07-2020 09:20 Ayasofya İbadete Açılmış Cami Haline Dönüştürülmüştür... 13-07-2020 20:50 TÜRKİYE’DE MAĞARA TURİZMİ VE ANAMUR’DA TÜRKİYE’NİN EN DERİN MAĞARASI… 12-07-2020 01:00 İstanbul’un Fethinin 567.Yıl Dönümü Kutlamalarının Ardından… 30-05-2020 17:41 EVDE KUTLANACAK HÜZÜNLÜ BİR RAMAZAN BAYRAMI… 26-05-2020 10:57 İkinci Cihan Savaşının Bitmesinin  75. Yılı Kutlamalarının Ardından… 13-05-2020 12:18 Koronavirüsün Gölgesinde Kutlanan Hıdırellez: Bahar Bayramı… 07-05-2020 12:23 Antalya’da Yapılan 1.Uluslararası Yörük Sempozyumunun Düşündürdükleri 22-04-2020 13:49 İslamda Millet Ve Milliyetçilik Anlayışı 15-04-2020 11:44 İslamda Hoşgörülü Olmak 12-04-2020 22:14 İslamın İlme Verdiği Önem 11-04-2020 13:57 İslamda Kadın Hakları Ve İslamın Kadınlara Verdiği Değer 09-04-2020 18:03 Allaha Ve Dine İnanmak…( 9 ) 30-03-2020 18:15 İlk, Orta, Lise Öğrencilerinin Uzaktan Eğitimine Katkı… 24-03-2020 15:18 Koronovirüs Tehlikesi Nedeniyle Okulların Tatil Edilmesi… 13-03-2020 14:49 DÜNYA KADINLAR GÜNÜ KUTLAMALARININ ARDINDAN: KADINLARIMIZIN HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİ… 09-03-2020 10:03 Cumhurbaşkanımıza Açık Mektup: Cumhurbaşkanlığı Forsundaki Yıldız Sayısı Arttırılmalıdır. 03-03-2020 12:53 İDLİB ŞEHİTLERİMİZE ALLAH’TAN RAHMET,KEDERLİ AİLELERİNE BAŞ SAĞLIĞI DİLİYORUZ. 29-02-2020 12:52 28 ŞUBAT DARBESİNİN İÇ YÜZÜ… 28-02-2020 13:56 Osmanlı’da İbretlik Bir Karar: Fatih Sultan Mehmed Yargılanıyor; Elinin Kesilmesine Karar Veriliyor... 07-02-2020 08:12 GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE YÖRÜKLER... 29-01-2020 17:58 ERKEK VE KADIN BİRBİRİNE YARDIMCI OLMALI... 13-01-2020 18:04 ONLAR BİRER ANNEYDİ: ŞEHİT EDİLDİLER 15-07-2019 17:52 II. İSTANBUL SEÇİMİ SONRASI KAVGA DEĞİL BARIŞ GEREK… 04-07-2019 10:36 Hayırlı Tatiller 04-05-2019 13:46
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
pazar esnafı
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Bozyazı Fotoğrafçılık
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
Advert