Advert Advert Advert
EKONOMİ
Giriş Tarihi : 05-06-2020 11:30   Güncelleme : 09-06-2020 13:37

TÜİK'e Göre, Memur Ve Emekli Açlık Sınırının Altında Yaşıyor

Diyanet Hak ve Adalet Sen Genel Başkanı İbrahim Kaya,  TÜİK’in açıkladığı Mayıs ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Enflasyonun durdurulamadığını söyleyen Kaya, bu gidişle yılsonuna kadar maaşlarda daha fazla erime olacağı anlaşılıyor, TÜİK’in açıkladığı rakamlara göre sabit geliri olan memur ve emekli gibi vatandaşların enflasyon karşısında eriyen maaşlarının geçim şartlarını daha da zorlaştırdığını, önümüzdeki dönemin ise memur ve emekli için daha da ağır geçeceğinin görüldüğünü söyledi.

TÜİK'e Göre, Memur Ve Emekli Açlık Sınırının Altında Yaşıyor

Diyanet Hak ve Adalet Sen Genel Başkanı İbrahim Kaya,  TÜİK’in açıkladığı Mayıs ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdi. Enflasyonun durdurulamadığını söyleyen Kaya, bu gidişle yılsonuna kadar maaşlarda daha fazla erime olacağı anlaşılıyor, TÜİK’in açıkladığı rakamlara göre sabit geliri olan memur ve emekli gibi vatandaşların enflasyon karşısında eriyen maaşlarının geçim şartlarını daha da zorlaştırdığını, önümüzdeki dönemin ise memur ve emekli için daha da ağır geçeceğinin görüldüğünü söyledi. TÜİK, Mayıs ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre Mayıs ayında tüketici fiyat endeksi yüzde 1,36 arttı. Yılın ilk beş ayında enflasyon yüzde 4,57 artarken, yıllık enflasyon da 11,30 oldu. İbrahim Kaya, enflasyon karşısında eriyen maaşların Diyanet çalışanlarının hayat şartlarını iyice zorlaştırdığına dikkat çekerek şunları söyledi:
“Enflasyon durmuyor ve 2020 yılı memur ve emekliler için en zor yıllardan olacak! Hükümet ise memur ve emeklinin ekonomik kayıplarını revize etme konusunda isteksiz. Tek derdi geçinmek olan memur ve emeklinin lükse ihtiyacı yok.  Memur ve emekli bu ekonomik koşullarda iyice fakirleşmiştir. Dar gelirleriyle zoraki yaşama mücadele veren emekli ve memura günün ekonomik koşullarına göre zam yapılmalı,  enflasyon rakamları hesaplanırken de, emeklinin harcama yaptığı giderler ile zenginin harcama kalemler birbirinden ayrılarak mevcut sistemdeki adaletsizlik giderilmelidir. Bu anlam da özellikle din görevlileri ekonomik kaygılardan kurtarılmalıdır.  Diyanet çalışanlarının bugünkü maaşı geçen yılın aynı ayına göre gerilemiş, alım gücü düşmüş ve ciddi ekonomik kayıplara neden olmuştur.
TÜİK tarafından açıklanan enflasyon rakamlarına bakıldığında Diyanet çalışanlarının ve emeklilerinin maaşları zorunlu gıda maddelerini, elektriğini, suyunu, gazını karşılayamayacak hale gelmiştir. Salgın bahane edilerek a’dan z’ye her şeye zam gelmiş, memur ve memur emeklilerinin yaşamları daha da zorlaşmıştır. Özellikle zorunlu ihtiyaçlarını temin etmekte zorlanan emeklilerin açlık sınırının altında yaşadığını yetkililerin görüp anlaması gerekiyor. Diyanet çalışanlarının ekonomik durumları da emeklilerinkinden farklı değildir.
Maaşlarıyla geçinmeye çalışan dar ve sabit gelirli memur ve memur emeklilerinin içinde bulunduğu sosyal durum fakirliktir.  Haksız kazanç elde ederek zenginleşen kişiler nedeniyle Türkiye’de sosyal sınıflar meydana gelmiştir. Fakir ile zengin arasındaki uçurum derinleşmiştir.  Türkiye’de 12 milyon emekli var. çalışan 3 milyona yakın memur ile birlikte toplam 15 milyon insan ve bunların aileleri açlık sınırının altında yaşamaya çalışmakta, en büyük sıkıntıları ise zorunlu ihtiyaçlarını temin etmekte zorlanmalarıdır. Gıda, giyim, sağlık, kira, elektrik, su ve doğalgaz gibi giderlerin maliyeti memur ve emeklinin maaşını eritmektedir. Bunlar dikkate alınarak memur ve emekli maaşlarına yapılacak zamlar da yeni bir düzenleme yapılması zorunludur. Sosyal devlet olmanın ilkesi gereğince memur ve memur emeklisinin enflasyonun altında ezdirilmemesi, insanca yaşayacağı koşulların oluşturulması gerekir.”


 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
pazar esnafı
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Bozyazı Fotoğrafçılık
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA