KÜLTÜR - SANAT
Giriş Tarihi : 20-12-2020 14:28   Güncelleme : 20-12-2020 14:46

Pandemi Gündemimize Çevrimiçi Etkinliklerini de Soktu

Haber Merkezi-Son dönemin öne çıkan filmlerini Türkiye’deki tüm sinemaseverlerle buluşturmaya devam eden 23. Randevu İstanbul Uluslararası Film Festivali’nde, “Geleceğin Sinemacılarından Kısalar” bölümünde yer alan filmlerin yönetmenleri ve “Türk Sinemasına Bir Bakış” bölümünde yer alan Güzelliğin Portresi filminin yönetmeni Umur Turagay ile TÜRSAK Vakfı YouTube kanalında çevrim içi söyleşiler gerçekleştirildi.

Pandemi Gündemimize Çevrimiçi Etkinliklerini de Soktu

Haber Merkezi-Son dönemin öne çıkan filmlerini Türkiye’deki tüm sinemaseverlerle buluşturmaya devam eden 23. Randevu İstanbul Uluslararası Film Festivali’nde, “Geleceğin Sinemacılarından Kısalar” bölümünde yer alan filmlerin yönetmenleri ve “Türk Sinemasına Bir Bakış” bölümünde yer alan Güzelliğin Portresi filminin yönetmeni Umur Turagay ile TÜRSAK Vakfı YouTube kanalında çevrim içi söyleşiler gerçekleştirildi. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü katkılarıyla Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK) tarafından 23 Aralık tarihine dek gerçekleştirilecek 23. Randevu İstanbul Uluslararası Film Festivali’nde hafta sonunun ilk gününde çevrim içi etkinlik heyecanı yaşandı. TÜRSAK Vakfı YouTube kanalında gerçekleştirilen çevrim içi söyleşilerde filmlerin yönetmenleri filmlerinin üretim süreci ve hikayeleri hakkında merak edilen soruları yanıtlama fırsatı buldu.  Günün ilk etkinliği TÜRSAK Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi ve Yapımcı Bulut Reyhanoğlu moderatörlüğünde Geleceğin Sinemacılarından Kısalar bölümünde yer alan Cevapsız Arama filminin yönetmeni Nadir Kağan Kocakaya, Dur Bak Dinle Geç filminin yönetmeni Muhammed Günaydın, Majid’den Sevgilerle filminin yönetmeni Yiğit Armutoğlu ve Smirna’nın Çukuru filminin yönetmeni Begüm Aksoy ile gerçekleştirildi.
“Filmimin Araştırma Süreci Çok Uzun Sürdü”
Smirna’nın Çukuru filminin yönetmeni Begüm Aksoy, belgesel türündeki filminde üniversite okuduğu İzmir’e gittiği ilk zamanlarda dikkatini çeken ve üzerine araştırmalar yaptığı Basmane çukurunu ele aldığı hikayeyi anlatarak başladı. Filmini üç kişilik bir küçük bir ekiple çektiğini fakat belgesel türünde olduğu için röportaj ve diğer araştırmalar için büyük çaba sarf ettiğini dile getiren Aksoy, kendisi için bu sürecin yorucu geçtiğini söyledi. Hikayesinin yazımı için çok uzun süren bir araştırma süreci geçirdiğine de vurgulayan Aksoy, pandemi dolayısıyla en zorlandıkları noktanın da röportaj yapılacak kişilerle kurulacak bağlantı olduğuna dikkat çekti.“Çocuk Oyuncularla Çalışmak Çok Daha Zorlu Bir Süreç”
Majid’den Sevgilerle filminin yönetmeni Yiğit Armutoğlu da evinin yakınındaki parkta oynayan mülteci çocuklarının hikayesini anlattığı filmiyle ilgili ayrıntılar paylaştı. Mekan bulma konusunda pek sorun yaşadıklarını ve filmin çekimlerinde kendisi en çok zorlayan noktanın bu olduğunu vurgulayan Armutoğlu, izinler konusunda ise TÜRSAK Vakfı’ndan aldığı belgelerle sorunu çözdüğünü söyledi. Söyleşide bütçe meselesine de değinen genç yönetmen, kısa film çekmek isteyenler için en önemli şeyin fonlama yapmak olduğunu vurguladı. Filminde çocuklarla çalışmanın yetişkinlere göre daha farklı zorluklar doğurduğunu da belirten Armutoğlu, bunu da bir oyuncu koçuyla anlaşarak çözdüğünü söyledi.
“Bilim Kurguyu Sevmem Filmimin Senaryosunu Yazmamda Rol Oynadı”
Cevapsız Arama filminin yönetmeni Nadir Kağan Kocakaya da küçüklüğümden bu yana zaman ve bilim kurgu hikayelerini sevdiğinden dolayı filminin hikayesini de bu şekilde yarattığını söyledi. Pandemiden daha az etkilenmek ve daha rahat çalışabilmek için çekimleri İstanbul yerine Antalya’da yaptığını belirten yönetmen, bu tercihinin de işi bilen ekip bulmakta yaşadığı zorlukla tecrübe ettiğinden bahsetti. Filmin fikrinin aklına iki yıl önce geldiğini ve Türkiye’de böyle bir örnek olmadığı için de senaryoyu yazdığını ifade eden genç yönetmen film çekmek için ise yapımcı veya yürütücü yapımcının varlığının da önemine değindi.
“Profesyonel Oyuncular Karakteri Kolayca Ortaya Çıkartabiliyorlar”
Dur Bak Dinle Geç filminin yönetmeni Muhammed Günaydın, günlük bir hikayeyi anlatmak isteyip dramatik unsurlara göre yazıp çektiği filmi hakkında merak edilenleri cevapladı. Filmin çekimleri sırasında en çok zorlandığı noktanın çekim yaptığı Karaköy bölgesindeki sokak sahneleri olduğunu söyleyen Günaydın, filmi trafiğin normal seyrinde çektikleri için kurguda da çok zorluk yaşadıklarını belirtti. Filminde Murat Kılıç ve Ali Seçkiner Alıcı gibi iki profesyonel oyuncuyla çalışma konusunda da tecrübelerini paylaşan genç yönetmen, profesyonel oyuncuların karaktere çok kolay girip onu çıkartabildiğini söyleyerek bunun da kendisinin işini kolaylaştırdığını ifade etti.
“Korku Filmlerinde Önemli Olan Klişeleri Kullanıp Seyirciyi Gerebilmek”
Günün ikinci etkinliği ise yönetmen Bora Talat Oyacı moderatörlüğünde festivalin Türk Sinemasına Bir Bakış bölümünde yer alan Güzelliğin Portresi filminin yönetmeni Umur Turagay ile gerçekleştirildi. Korku filmlerinde klişe ögeleri kullanıp kullanmama konusunda dair soruya cevap veren Umur Turagay, klişeleri kullanmaktan korkulmaması gerektiğini söyleyerek önemli olan onlarla seyirciyi gerebilme kabiliyeti olduğunu söyledi. Güzelliğin Portresi’nde korku filmi klişeleri kullanmaktan hiç çekinmediklerini de ifade eden Turagay, oyuncu yönetimini yaparken de oyuncular üzerinde baskı kurmaktan çekindiğini, aksine oyuncuların rahat olması için ellerinden gelen özeni gösterdiklerini belirtti. “Varlığını bildiğiniz bir şeyi görmüyorsanız tetikleyici korku orada başlıyor” diyen Turagay, korku filmi yapmanın ise komedi filmi yapmaktan dahi daha zor olduğuna değindi. Korku filminin seyircisinin çok keskin ve tepkiyi direkt olarak alabildiğiniz bir seyirci olduğunu tespitini de yapan yönetmen, korku filminde yapılan her şeyin seyirciyle direkt olarak buluşması gerektiğini vurguladı.
Pandemi koşullarından dolayı tüm etkinlikler Zoom ve TÜRSAK Vakfı YouTube kanalı üzerinden gerçekleştirilecek olup etkinliklere ait bilgi için TÜRSAK Vakfı’nın sosyal medya hesapları takip edilebilir.