GÜNCEL
Giriş Tarihi : 06-11-2021 11:32

“Koçluk şapkasından keşfedilmemiş dünyaya doğru”

Uluslararası Koçluk Federasyonu ICF Global’in ülkemizdeki tek yetkili temsilcisi ICF Türkiye, bir yıldan fazla bir süredir gerçekleştirdiği “Çarşamba Buluşmaları” webinar serisinin Güz Dönemi’ne; farklı uzmanlık dallarını bir araya getiren bir içerik ve konukla devam etti..

“Koçluk şapkasından keşfedilmemiş dünyaya doğru”

Uluslararası Koçluk Federasyonu ICF Global’in ülkemizdeki tek yetkili temsilcisi ICF Türkiye, bir yıldan fazla bir süredir gerçekleştirdiği “Çarşamba Buluşmaları” webinar serisinin Güz Dönemi’ne; farklı uzmanlık dallarını bir araya getiren bir içerik ve konukla devam etti. Eğitmen, profesyonel koç ve mentor Seda Dağdelen’in konuk edildiği, "Koçluk şapkasından keşfedilmemiş dünyaya doğru” temalı etkinlik, koçluğun, astroloji ve tasavvuf gibi farklı alanlarla nasıl etkileşime geçebileceğine dair güzel bir örnek oldu. 

 

Düşünce, duygu ve davranış: 3D

Her şeyi öğrenmek isteyen, sınırları sevmeyen, daima yeniliği, değişimi ve karmaşayı seven bir birey olarak, insanın, keşfedilmemiş bir dünya olduğuna ve bu dünyanın içinde de keşfedilmemiş kıtalar olduğuna inandığını belirten Dağdelen, özellikle farkındalık olgusunun değerine vurgu yaparak; “Son 10 yıldır stres yönetiminde düşünce sistemi konusuna odaklandım ve bunu anlatıyorum. Ve bu deneyimlerimden gözlemlediğim en önemli şeylerden birisi, hepimizin düşünce yapısının farklı çalıştığıdır ve bunun farkındalığının gerçekten önemli olduğunu düşünüyorum. Her olayda herkesin davranışının ve o olaya tepkisinin farklı olacağının kabulünün önemli olduğunu düşünüyorum. Ama bu farkındalığı yaratmak için çözüm aslında kişinin iradesindedir ve bunu da sorgulama yaparak oluşturabiliriz. Ayrıca, birer canlı olarak aynı kalmıyoruz, sürekli ilerliyoruz ve herkesin de kendine özel doğası var. Hepimizin parmak izleri farklı ve farklıyız ama unutmamak lazım; Arabi’nin dediği gibi, aynı zamanda herkes de birbirinin aynı. Düşünce, duygu ve davranış birbirini etkiliyor. Bu önemli bir 3D’dir. İnsan ilişkilerinde bir olay, olayın algılanması ve sonucunda da gösterilen tepki var. Bu tepki ise duygusal, davranışsal ve bedensel oluyor ve burada bir bütünlük ve denge yakalamak önemli. Koçlukta bu bilgiler, etik değerlere ve kişinin özelliklerini saygı şeklinde ortaya çıkıyor. Unutmamak lazım, olumsuzluklar aslında bizlerin bakış açısında.” dedi.

 

Mevlana’nın Pergel Metaforu, C.G.Jung, Yunus Emre ve insan ilişkileri

İnsanın, evrenin içerisindeki kocaman bir atlas olduğunu ifade eden Dağdelen; sözlerine şöyle devam etti: “İnsana ve evrene benzer yaklaşımları MevlanaYunus EmreArabiC.G.Jung gibi çok farklı kültürlerdeki insanların düşüncelerinde, eserlerinde görüyoruz. Ben Jung ile Mevlana’yı eşdeğer tutuyorum açıkçası. Jung da İslam tasavvufu ile çok ilgilenmiş bir bilim insanı ve İslam kaynaklarındaki bazı sembolleri mitolojik karakterle ile birleştirmiş. Ben birey olarak astroloji, tasavvuf ve koçluk alanlarını çok önemseyen birisiyim. Mevlana’daki ‘pergel’ metaforu ile Jung’un düşünceleri paralellik gösteriyor. Pergelin iğnesi sabittir ve hareketli ucu çember çizer. Aslında bu metafor, ruhumuzla başka ruhlara dokunduğumuzu sembolize eder. Aslında tam burada, ruhumuzu pergelin iğnesi gibi düşünüp, koçluk hizmetini, diğer ruhlara dokunan diğer ayak olarak tasavvur edebiliriz. Benim koçluk ile farklı bilgi alanlarını birleştirme yerim işte tam burası. Yunus Emre’nin ‘Bir ben var benden içeri’ sözü, üzerinde oldukça düşündüğüm ve kafa yorduğum sözüdür. Jung da der ki, ‘Dışarıya bakan rüya görür, hayal dünyasında kaybolur. İçine bakan uyanır, kendini bulur.’ Bu içi gösteren, içimizde buluşmamıza vesile olan kim? Bir ilişki içinde, ben miyim, yoksa sen mi? İşte koçlukta dediğimiz gibi, ‘Siz seçin koçunuzu ve seçtiğiniz koçlarınızla aranızda mutlaka birbirinize vermiş olduğunuz bir ağırlık olacaktır ve bu an da bütünleşmenin yaşandığı andır. Farklı alanların birleşmesinin insana çok yönlü bir anlatım ve birleşim getirdiğine inanıyorum. Bize kazandırdığı teknik ve zaman yönetimi koçluk kalitemizi arttırıyor. Ayrıca bazı evrensel dönemlerde akıl ve düşünüş yavaşladığı için iletişimde de sorunlar oluyor ve bu nedenle de, o dönemlerde iletişimde de biraz yavaşlamak iyi olabilir. ” 


Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı