11288,05%-0,71
41,10% 0,23
47,98% -0,04
4562,43% 1,19
7244,37% 0,74
2025 yılı itibarıyla İran’da idam cezalarının artış göstermesi, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Birleşmiş Milletler’in (BM) paylaştığı verilere göre, yalnızca yılın ilk sekiz ayında en az 841 kişi idam edildi. Bu rakam, son yılların en yüksek oranı olarak kayıtlara geçerken, insan hakları örgütleri ve sivil toplum kuruluşları tarafından “vahim bir tablo” olarak değerlendiriliyor.
Özellikle uyuşturucu suçları, siyasi muhalifler ve etnik azınlıklar üzerinden verilen idam kararlarının artış göstermesi, İran’ın insan hakları karnesini daha da tartışmalı hale getiriyor. BM yetkilileri, idamların şeffaf olmayan yargı süreçleri ve adil olmayan duruşmalar sonucunda gerçekleştiğini vurgulayarak, İran hükümetine derhal bu uygulamaları durdurma çağrısında bulundu.
İran yönetimi ise idam cezalarının “suçla mücadelede caydırıcı bir yöntem” olduğunu savunuyor. Ancak uluslararası hukuk uzmanları, ölüm cezasının temel insan hakları ile çeliştiğini ve toplumsal barışı sağlamadığı gibi, daha derin kutuplaşmalara yol açtığını belirtiyor.
Avrupa Birliği ve uluslararası insan hakları kuruluşları, İran’ın özellikle genç nüfus ve muhalifler üzerinde yoğunlaşan baskıcı politikalarının kaygı verici boyutlara ulaştığını ifade ediyor. Birçok ülke, Tahran yönetimine diplomatik kanallar aracılığıyla “idamları sonlandırma” çağrısı yaparken, sosyal medyada da #StopExecutionsInIran etiketi üzerinden küresel bir farkındalık kampanyası başlatıldı.
İdam cezalarındaki bu artış, sadece İran iç politikasını değil, aynı zamanda bölgesel dengeleri de etkiliyor. Uzmanlara göre, İran’ın sert güvenlik politikaları ve idamların sıklığı, halkın yönetimle arasındaki güveni daha da zedeliyor. Bu durumun, toplumsal huzursuzluğu tetiklemesi ve yeni protesto dalgalarına kapı aralaması bekleniyor.
Sonuç olarak, İran’daki idam uygulamalarının yükselişi, hem bölgesel hem de küresel ölçekte insan hakları tartışmalarını yeniden gündeme taşıyor. BM ve diğer uluslararası kurumlar, Tahran’ın bu politikalarında geri adım atmasının, yalnızca ülke içi adalet sisteminin değil, aynı zamanda dünya genelinde barış ve insan haklarının güçlenmesi açısından kritik önem taşıdığını vurguluyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.