DÜNYA
Giriş Tarihi : 12-10-2020 17:04

Hepimiz Masumuz

             Yorumsuz- İnsan’ın çalışma prensibini bilince mucizeyi anlıyorsunuz. Fiziksel beden yaşadığı habitata uyum sağlayarak hayatta kalma kabiliyeti çok güçlü savunma mekanizmalarıyla donatılmış.

Hepimiz Masumuz

Yorumsuz- İnsan’ın çalışma prensibini bilince mucizeyi anlıyorsunuz. Fiziksel beden yaşadığı habitata uyum sağlayarak hayatta kalma kabiliyeti çok güçlü savunma mekanizmalarıyla donatılmış.
Bağışıklık sistemi, sanki bizden bağımsız gibi gözükse de ancak düşüncelerimizle direk bağlantılı olduğu anlaşıldı. Düşüncelerimizi oluşturan sarmal, bu anlaşılınca ne kadar masum olduğumuzu anlıyoruz. Düşüncelerimizi oluşturan alt yapı nesiller öncesinden başlıyor. Zihin denilen mekanizma önceki zihinlerin kalıcı kayıtlarını da tutuyor. Göçebe bir topluluğun içinde doğan bir kişi, O, topluluğun hayatta kalmak için geliştirdiği tüm savunma mekanizmalarını kendi belleğinde kayıtlı buluyor. Kültür denilen zihin organizasyonu bu kayıtları sonraki nesillere aktarıyor.

               Genetik kalıcı kayıtlar ( Kod)var. Fiziksel beden ( kas hafızası) kendi hafızasını kaydediyor. Yaşadığımız habitat ta (Fiziksel ve ruhsal tüm çevre) oluşan gelişmeler sonucunda gelişen savunma mekanizmaları. Toplulukları yöneten sistemler tüm bu gerçeklikleri sinsice programlayıp düşünce sistemimizi yönetiyor.

Materyalist felsefe bilimi amaç edinip ulaştığı bilgiyi kutsuyor.

Skolâstik felsefe bilimi yok sayıp doğmaların (size sunulan kalıp bilgiler) gerçekliğini savunuyor.

Bilmek…

           İnsanın hayata kalmak için girdiği yol. Bu yolu da programlayan birçok sistemin olduğunu bilince bildiğimizi sandığımız şeyin bizim kendi buluşumuz olduğunu sanmak çok saflık oluyor. O zaman etrafımızda olanlardan dolayı kişileri hain ve kötülük saçan varlık olarak nitelemek doğru mu?

Doğrusu Ne!...

           Felsefe biliminin ( Düşünce sistemlerini bilmek için kullanılan yöntemler) ve din biliminin ( insanın insana dönüşme talimatnamesi) anlamak lazım.

Felsefe ve din ne yazık ki içi boşaltılmış en değerli iki olgu. Bilimi bu iki olgunun içini doldurmak için bir araç olarak kullanmayı başardığımızda sahip olduğumuz gerçek gücü keşfetmemiz hiç uzun sürmez.

İnsanlığın zihnini bloke ederek köleleştiren ve onu birbirine düşman ederek bu kötülükten beslenen sistemi okumayı başardığımızda aslında herkesin masum olduğunu anlayabilirsiniz.

Buğdayı kutsayan sistem tahılları çok yiyenlerin beyinlerini kontrol ediyor. Glüten bağımlılığı çok güçlü bir bağımlılık. ( Ekmek Parası İçin Çalışmak)

            Parayı kutsayan sistem, para ve altın yoluyla değer algılarını yöneterek zihni bloke ediyor. İnsancıklar kendilerini değerli hissetmek için altına bulandıkça ruhları başkalarının kontrolüne geçiyor.

Ezberci eğitim zihinleri donduran, parçalayan yetenekli köleler yaratan bir sistem. Kendi yaratma kabiliyetini kullanma yeteneği elinden alınmış insanlar kendilerini değerli hissetmek için ödül almayı beklerler. Onlara ödül veren sistem bu zaafı kendi çıkarı için kullanır.

Şimdi Çevrenize Yeniden Bakın!..
       Bu güzel varlığı canavara çevireni görebildiniz mi?

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
pazar esnafı
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Bozyazı Fotoğrafçılık
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA