Tarih: 25.02.2023 10:56

Kırık sonrası yapılması gerekenler, tedavisi ve iyileşme süreci

Facebook Twitter Linked-in

Yüzyılın felaketini yaşadığımız bugünlerde ülke olarak hepimiz büyük acılar içindeyiz. Deprem esnasında düşmeye bağlı ya da enkaz altından çıkarılan depremzedelerin büyük çoğunluğunda kemik kırıkları oluştu.

Yetişkin bir insan vücudunda toplam 206 adet kemik bulunuyor. Bu kemikler vücudumuzun iskeletini oluşturup, bulundukları bölgelere göre çeşitli görevler üstleniyor. Bazı kemiklerimiz ayakta dik durmamızı ve hareket etmemizi sağlarken, kafatası ve göğüs kafesi gibi bazı kemiklerimiz ise beyin, kalp ve akciğerler gibi hayati önem taşıyan organlarımızı korumakla görevlidir. Vücudumuzdaki kemikler uzun, kısa ve yassı kemikler olarak üç gruba ayrılıyor. Yapısal olarak birbirlerine benzemekle birlikte farklı oldukları yönleri de bulunuyor. Kırık dediğimizde, kemik dokunun bütünlüğünün bozulmasından bahsediyoruz. Bu bozulma, bulunduğu kemiğin yerine, şekline, hastanın yaşına, travmanın şekline ve büyüklüğüne bağlı olarak değişebilir.

Kemik kırıkları sonrasında yapılması gerekenler, tedavisi ve iyileşme süreci hakkında bilgiler aktaran Therapy Sport Center Fizik Tedavi Merkezinden Uzman Fizyoterapist Leyla Altıntaş, şunları anlattı.

 

Genel olarak kırıklar 4 ana grupta incelenebilir

 

Genel olarak kırıkların 4 ana grupta incelendiğini kaydeden Uzman Fizyoterapist Leyla Altıntaş, şunları söyledi:

 

1-Kısmi kemik kırıklarında, kemiğin bütünlüğü kısmen bozulmuş, ama kemik hala bütündür. Çatlak olarak bile tanımlanabilir.

2-Basit kemik kırıklarında, kemik bütünlüğü bozulmuş, kemik iki parçaya ayrılmış, fakat kırık uçları birbirine yakındır. Yumuşak dokuda minimal zarar vardır.

3-Açık kemik kırıkları, en tehlikeli gruba girmektedir. Kemiğin kırılan uçlarından biri ya da her ikisi çevre yumuşak dokuları yırtarak cilt yüzeyine çıkmıştır.

4-Parçalı kemik kırıklarında, kemik birden fazla yerden kırılmıştır.

 

Kırık sonrasında ilk yardım nasıl yapılır

 

Kemik kırığındaki belirtilere bakacak olursak, kırığın yerine ve şekline bağlı olarak farklılıklar gösterse de, genel olarak hareketle ve hareketsizken oluşan şiddetli ağrı, bölgesel şişlik, ödem, kanama, ısı artışı ve şekil bozukluğu gibi belirtilerdir. Kırığın tam teşhisinin konulabilmesi için röntgen ve bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemlerinden faydalanılabilir. Genellikle kırıklar, röntgen görüntüleriyle tespit edilebilirken, daha küçük kemiklerde bulunan bazı kırıklar sadece bilgisayarlı tomografide görüntülenebilmektedir.

 

Uzman Fizyoterapist Leyla Altıntaş, bir kaza esnasında kırık durumundan şüpheleniliyorsa, ilk yardım olarak yapılabileceklere dair şunları belirtti:

 

1-Öncelikle hastayı kıpırdatmamak gerekir, sonrasında eğer birkaç bölgede kırık olmasından şüpheleniyorsak, ilk olarak hayati tehlike oluşturabilecek kırığa müdahale etmek gerekir.

2-Açık kırık varsa, kan kaybını engellemek ve enfeksiyon riskini azaltmak için üzeri bir bezle kapatılmalıdır.

3-Uzun kemik kırıklarında, kemik doku alttan ve üstten tahta ya da sert karton gibi ortamda hangi materyal bulunabilirse onunla sabitlenerek sarılmalıdır.

4-El, kol, bacak gibi kırıklarda sabitleme yapılırken, parmaklar sargı dışında bırakılarak parmak ucundaki renk değişimleri ile dolaşımın durumu gözlenmelidir.

5-Hasta mümkün olan en kısa sürede, mümkünse ambulansla sağlık kuruluşuna götürülmelidir.

 

Kırık tedavisi ve iyileşme süreçleri nasıl oluyor

 

Kırık tedavisi ve iyileşme süreci hakkında bilgiler veren Uzman Fizyoterapist Leyla Altıntaş, konuşmasına şöyle devam etti:

“Kırığın tedavisinde öncelikli olarak, kırığın olduğu kemiğin yeri, kırığın şekli ve büyüklüğü görüntüleme yöntemiyle tespit edilir. Kırık uçları ayrışmamışsa, basit alçılama yöntemiyle tedavi edilebilmektedir. Eğer, ayrışma var fakat kapalı olarak yerine oturtulabilecek seviyedeyse, kırık uçları birbirine temas ettirilerek yine alçılama yöntemi uygulanır. Açık kırıklar ve parçalı kırıklarda çoğunlukla cerrahi gerekmektedir. Bu durumda ameliyatlarla doku açılarak kırık uçları bir araya getirilir ve çivi ya da plakalar yardımıyla kemikler birbirine tutturulur tekrar dokular dikilerek kapatılır. Sonrasında ameliyat edilen kemik dokusu etrafında atelleme yapılır. Kırığın iyileşme süreçleri, kemiğin yapısına ve kırığın şekline bağlı olarak değişiklik göstermekle beraber ortalama 6 ile 8 hafta arasında değişmektedir. Bu süre kemiğin büyüklüğüne göre artıp azalabilir.” dedi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —