GÜNCEL
Giriş Tarihi : 29-06-2021 18:11   Güncelleme : 29-06-2021 18:20

GAZETECİLERDEN 'NEFES ALAMIYORUM' EYLEMİ

Basın meslek örgütleri, İstanbul Taksim'de hafta sonu düzenlenen Onur Haftası Yürüyüşü'nü izleyen Agence France Press (AFP) foto muhabiri Bülent Kılıç'a uygulanan polis şiddetini Ankara, İstanbul ve İzmir'de protesto etti. Eylemde konuşan Kılıç, “Bir insanın nefesinin kesilmeye çalışılması kadar vahşi bir durum yok. Buna birebir gazeteci olarak şahitlik ettim” dedi..

GAZETECİLERDEN 'NEFES ALAMIYORUM' EYLEMİ

Basın meslek örgütleri, İstanbul Taksim'de hafta sonu düzenlenen Onur Haftası Yürüyüşü'nü izleyen Agence France Press (AFP) foto muhabiri Bülent Kılıç'a uygulanan polis şiddetini Ankara, İstanbul ve İzmir'de protesto etti. Eylemde konuşan Kılıç, “Bir insanın nefesinin kesilmeye çalışılması kadar vahşi bir durum yok. Buna birebir gazeteci olarak şahitlik ettim” dedi.

İstanbul LGBTİ+ Onur Yürüyüşü sırasında polisin yere yatırıp, boynuna bastırarak gözaltına aldığı foto muhabiri Bülent Kılıç için 14 basın meslek örgütünün çağrısı üzerine gazeteciler "Nefesimizi kesemezsiniz" diyerek İstanbul Valiliği önünde bir araya geldi.

"ŞİDDET ÇOK TEHLİKELİ BİR HAL ALMIŞ DURUMDA"

Gazetecilerin fotoğraf manikalarını İstanbul Valiliği'nin demir parmaklıklarına asarak ve yere bırakarak gerçekleştirdiği eylemde meslek örgütleri adına konuşmayı gazeteci Filiz Gazi konuştu. Geçim sıkıntısı yaşayan, haksızca işten atılan, mahallesine, ormanına, denizine sahip çıkmak isteyen, kimliklerine saldırılmasına karşı çıkan insanların polis ve jandarma şiddetine uğradığını, seslerini duyuramadığını anlatan Filiz Gazi, "İşte hakkını aramak için sokağa çıkan bu yurttaşları haberleştirmek gazetecinin kamusal görevidir. Ancak meslektaşlarımız toplum adına görevlerini yürütürken ağır şiddetle karşı karşıya kalıyor. İçişleri Bakanlığı’nın gösteriler sırasında polislerin görüntülerinin alınamayacağına yönelik yasadışı genelgesinin ardından, bu şiddet çok daha tehlikeli bir hâl almış durumda” dedi.

Filiz Gazi, sözlerini şöyle sürdürdü:

"26 Haziran Cumartesi günü de LGBTİ+ bireylerin ve onlara destek veren yurttaşların düzenlemek istediği onur yürüyüşüne müdahale eden güvenlik görevlileri, uygulanan şiddeti kayda almak isteyen AFP foto muhabiri Bülent Kılıç’ı yere yatırıp boynuna bastırarak nefessiz bırakmak istedi. Güçlükle ‘Nefes alamıyorum’ diyebilen Bülent Kılıç ölümden döndü. Amerika’da bir polis tarafından aynı yöntemle öldürülen George Floyd’un görüntüleri tüm dünyada infial yaratmışken, ülkemizdeki güvenlik güçlerinin bunu örnek alırcasına şiddet uygulaması hepimizi derinden endişelendirmektedir.”

"BOYNUMA BASAN POLİS HALA GÖREVDE, HANGİMİZ GÜVENDE HİSSEDİYORUZ?"

Onur Yürüyüşü'nde polis şiddetine maruz kalan Bülent Kılıç da eylemde o gün yaşadıklarını anlattı. Farklı basın kurumlarında çalışan meslektaşlarının kendisini aradığını fakat bu durumun haberleştirilmediğini söyledi. Kılıç, bunun bir mesleki dayanışma olduğunun belirterek şöyle konuştu:

"Bir insanın nefesinin kesilmesi kadar kötü bir şey yok. Maalesef bir gazeteci olarak buna şahitlik ettim. Görüntü o kadar ağırmış ki insanlar bu kadar reaksiyon verdi. Dünden beri Anadolu Ajansı’ndan, çeşitli televizyon kanallarından arkadaşlarım arıyor, çünkü birbirimizi tanıyoruz. Ama bazı televizyon kanalları bu haberi görmediler. Buna çok üzüldüm. Bu mesleki bir sorun. Bugün bir doktor hunharca dövüldüğünde bütün doktorlar sahip çıkıyor. Beni arayıp soranlar kurumlarında bile bunu yayımlayamadılar. Boynuma basan polis hâlâ görevde. Hangimiz kendisini güvende hissediyor?”

Gazetecilere yönelik polis şiddetini protesto eden gazeteci örgütleri şöyle:

"Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ) Türkiye Temsilciliği, Basın Konseyi, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Dicle Fırat Gazeteciler Derneği, Diplomasi Muhabirleri Derneği, DİSK Basın-İş Ekonomi Muhabirleri Derneği, Gazeteciler Cemiyeti, Haber-Sen, İzmir Gazeteciler Cemiyeti, Parlamento Muhabirleri Derneği, Samsun Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Foto Muhabirleri Derneği, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Türkiye Haber Kameramanları Derneği."