GÜNCEL
Giriş Tarihi : 02-07-2021 22:42   Güncelleme : 02-07-2021 23:05

ERDOĞAN’DAN “BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ” SORUSUNA YANIT: “AKADEMİK ÖZGÜRLÜĞÜN OLMADIĞI BİR ÜNİVERSİTE SÖZ KONUSU DEĞİL”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ege Üniversitesi'nden bir doktora öğrencisinin Boğaziçi Üniversitesi ve akademik özgürlüklerle ilgili sorusuna; "Türkiye'de akademik özgürlüğün olmadığı herhangi bir üniversite söz konusu değil. Üniversitede özgürlüğü kısıtlamak gibi bir derdimiz yok. Üniversitede böyle bir kısıtlamayı, engellemeyi uygulamak söz konusu değildir. Üniversite ilmin merkezidir. İlmin merkezini teröre kurban edersek yazık olur, fırsat vermememiz gerekir" dedi. .

ERDOĞAN’DAN “BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ” SORUSUNA YANIT: “AKADEMİK ÖZGÜRLÜĞÜN OLMADIĞI BİR ÜNİVERSİTE SÖZ KONUSU DEĞİL”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ege Üniversitesi'nden bir doktora öğrencisinin Boğaziçi Üniversitesi ve akademik özgürlüklerle ilgili sorusuna; "Türkiye'de akademik özgürlüğün olmadığı herhangi bir üniversite söz konusu değil. Üniversitede özgürlüğü kısıtlamak gibi bir derdimiz yok. Üniversitede böyle bir kısıtlamayı, engellemeyi uygulamak söz konusu değildir. Üniversite ilmin merkezidir. İlmin merkezini teröre kurban edersek yazık olur, fırsat vermememiz gerekir" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kütüphane Söyleşileri programı kapsamında doktora öğrencileri ile bir araya geldi. Ege Üniversitesi'nden bir doktora öğrencisinin, Kanal İstanbul projesi ile ilgili sorusuna Erdoğan, şu yanıtı verdi 

"Kanal İstanbul ile ilgili bir adım atmamız şart. İstanbul Boğazı bir çevre katliamı için her an bir tehdit. Gemiler bazı yerde dümen kilitlenmesi dediğimiz bir durumla karşı karşıya kalabiliyor. Birçok kere İstanbul Boğazı'nda kazalar oldu.

Bu felaketlerden ders çıkarmamız lazım. Yılda 45 bin geminin geçiş yaptığı İstanbul Boğazı'nın bu trafiği daha fazla taşıması mümkün değil. Boğazı gemi geçişlerine kapatamayacağımıza göre artan trafiği karşılamak için tek imkân vardı o da Kanal İstanbul.

Avcılar'da deprem sıkıntısı var. Onlara buraları çözüm olarak gösterelim ve buraya taşıyalım. Kanalın her iki tarafında, yatay mimarı, zemin artı 4, bilemedin 5; yapılanma ile Kanal İstanbul'un etrafına yapalım dedik.

“UZUNLUĞU 45 KİLOMETRE, GENİŞLİĞİ 275 METRE, DERİNLİĞİ 21 METRE”

11 ayrı üniversiteden 51 bilim insanı ile toplam 204 uzman görev yaptı. Kanalın uzunluğu 45 kilometre. Genişliği 275 metre, derinliği 21 metre.

Yapılan etütler Kanal İstanbul'daki gemi trafiğinin 13 kat daha güvenli olacağını gösterdi.

Ülkemize çağ atlatacak böyle bir projeyi muhalefetin insafına bırakamayız. Hedefimiz çevre tehdidinin ortadan kaldırılması, İstanbul'da bugüne kadar yaşanmış kazalardan tamamen kurtulmak, sağlıklı bir deniz trafiğini sağlamak. Limanlarla, marinalarla bu planın dünyada müstesna yeri olacak.

Muhalefetin yaklaşım tarzları çirkin. Bunlara eyvallah edersek, hiçbir şeyi yapamayız."

"BEN' DEMEYİ PEK SEVMEM"

NATO Zirvesi ile ilgili bir soru üzerine Erdoğan, şu yanıtı verdi:

"Ben demeyi pek sevmem. En kıdemli lider bendim. Milletimin teveccühü sayesinde yola devam ettik, ediyoruz.

"BU CADDE ÇIKMAZ SOKAK"

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi'nden bir doktora öğrencisinin "sosyal medya belediyeciliği" ile ilgili sorusuna ise Erdoğan şu yanıtı verdi:

"Sosyal medya belediyeciliği ile vatandaşı aldatmamıza gerek yok. Tepedenci olmayacak. Tepeden bakan bir siyaset anlayışı olmayacak. Tevazuda, toprak gibi olacak. Siyasette yalan varsa prim vermememiz lazım.

'Katar öğrencilerini bize gönderiyormuş, sınavsız olarak tıp fakültelerimize alıyormuşuz.' Mümkün mü? Olmadığına göre, böyle bir yalana inandırma gayretini nasıl izah edeceğiz. Bu cadde çıkmaz sokak. Türkiye'nin uluslararası camiada itibarını bu denli yok etmeye çalışanlara benim milletim gereken dersi verecektir."

"ŞOV YAPMAK UĞRUNA KİMSENİN İSTANBUL VE MARMARA'NIN GELECEĞİ İLE OYNAMA HAKKI YOK"

Marmara havzasındaki sanayi tesislerine karşı alınacak önlemlerle ilgili soru üzerine ise Erdoğan, şunları söyledi:

"Herhangi bir fabrika görevini yapmıyorsa, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tedbirlerini almıştır, bunların üzerine gidecektir. Müsilajın üç temel unsuru var. İklim değişikliğinin yol açtığı deniz suyu sıcaklığındaki yükselme, durağanlık ve kirlilik. Buna bir de yerel yöneticilerin iş bilmezliğini eklememiz lazım. Şov yapmak uğruna kimsenin İstanbul ve Marmara'nın geleceği ile oynama hakkı yoktur."

Hacettepe Üniversitesi'nden bir doktora öğrencisinin yerli aşının koruyuculuğu ile ilgili sorusuna ise Erdoğan, şu karşılığı verdi:

"TURKOVAC, önemli bir sınavımız olacak. Hedefimiz eylül, ekim gibi netice almak.  Kararlıyız. Eylül, ekim gibi artık netice alalım istiyoruz. Laboratuvar çalışmaları devam ediyor. 

İthal aşılar konusunda da 50 milyona yaklaşmış durumdayız. Bu da aşıya olan güvenin arttığını göstermesi bakımından çok önemli. İlk zamanlar aşıdan bir ürkme vardı. Ama şimdi bu ortadan kalktı. 

"ÖZGÜRLÜK KISITLAMAK GİBİ BİR DERDİMİZ YOK"

Ege Üniversitesi'nden bir başka doktora öğrencisi ise Barış Akademisyenleri ve Boğaziçi Üniversitesi üzerinden akademik özgürlüklerle ilgili sorusuna şu yanıtı verdi:

"Türkiye'de şu anda akademik özgürlüğün olmadığı herhangi bir üniversite söz konusu değil. Herhangi bir üniversitede oradaki özgürlüğü kısıtlamak gibi bir derdimiz yok.

Özgürlük bir başkasının özgürlük alanına müdahil olmamaktır. Olduğunuz anda o sizin özgürlük alanınızın da bittiği yerdir.

O üniversitede, sadece bu tür gösteriyi yapanlar okumuyor. Bunların dışında da özgürlüğünü arayanlar var. Özgürlüğünü, ilim tahsil etmek suretiyle yaşamak isteyenler var.

'Ben özgürüm, benim özgür olduğum' yerde bir başkası olamaz mantığı hakimse bunu kabul etmek mümkün değil. 

Benim kabinemin, üniversitede böyle bir kısıtlamayı, engellemeyi uygulaması söz konusu değildir. Böyle bir şeye fırsat vermem. Üniversite öğrencisi bütün çalışmalarını ilmin içerisinde yerine getirsin. Üniversite ilmin merkezidir. İlmin merkezin teröre kurban edersek yazık olur, fırsat vermememiz gerekir. İlmin bilimselliğine bunlar uymaz. İlmin bilimselliğine irfan yol açar." 

"CUMHURİYET TARİHİNDE GÖRÜLMÜŞ DEĞİL"

Erdoğan, kadın profesör oranının AB'den yüksek olduğuna ilişkin bir soruya şu yanıtı verdi:

"Göreve geldiğimizde yüzde 4 civarındayken, parlamentodaki kadın sayısı yüzde 17'ye ulaşmış vaziyette. Öğretim üyeleri ise kadınlarda yüzde 50'nin üzerine çıkmış durumda. Tüm akademik kadrolara baktığımız zaman kadın oranı, yüzde 50'nin üzerinde. Cumhuriyet tarihinde görülmüş bir durum değil. Her alanda kadınlarımızı destekledik."

"2023'E KADAR ENGELSİZ ÜNİVERSİTE"

Ankara Üniversitesi'nden bir doktora öğrencisi ise engelli vatandaşların sorunları ile ilgili soru sordu. Erdoğan, şu yanıtı verdi: 

"Yeni girişimlerde bulunuyoruz. Engelsiz üniversite sürecini başlatmak bunlardan bir tanesidir. 2023 yılına kadar tüm üniversitelerimizin engelli öğrenci dostu kampüslere sahip olmalarını planlamış bulunuyoruz."

"DEMOKRASİ KONUSUNDA HERHANGİ BİR SIKINTI OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM"

Erdoğan, demokratikleşme ile ilgili soru üzerine şunları söyledi:

"Demokratikleşme konusunda herhangi bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum. İsteyen partilerini kuruyor. Partimizden ayrılıp, partisini kuranlar var. İsteyen dernekler kuruyor.

PKK ile iş birliği yapmak suretiyle parlamentoya giren, gençleri dağa çıkaran var. Bu mücadelenin demokrasi içinde, demokratikleşme sürecini koruma altına alarak yürütmek zorundayız. Bunun da tek yol siyasi partiler içindeki örgütlenmedir. Halk, size ne kadar yetki verirse, verdiği yetki oranında kullanırsınız"

"BOŞ KALMA DİYE HAYATIMDA BİR ŞEY OLMUYOR"

Erdoğan, "Darlandığınızda ne yapıyorsunuz" sorusuna "Torunları arıyorum" yanıtını verdi. Erdoğan, "Boş kalma diye hayatımda bir şey olmuyor. Yani ful" dedi.

"RUHU GENÇ OLAN BİRİSİYİM"

Gençlik politikaları ile ilgili soruya ise Erdoğan şu yanıtı verdi:

"Benim gençleri anlamamak gibi bir durumum olmasını düşünmem hiç mi hiç mümkün değil. Zira 18-19 yıllık süreç içinde, ciddi manada, gençler üzerinde yaptığımız yatırımlar ortadadır. Ruhu genç olan birisiyim. Gençlik hareketlerinin içinden gelmiş birisiyim."