GÜNCEL
Giriş Tarihi : 20-04-2021 10:47   Güncelleme : 20-04-2021 10:56

ÇOCUK YAŞTA EVLİLİK SUÇ TİPİNE YANSIDI

Ankara Barosu Mülteci Hakları Merkezi’nin raporuna göre iki yılda mültecilerle ilgili yargıya taşınan olayların başında “cinsel istismar” geldi. Bunu nedeninin erken yaşta evlilik olduğu değerlendirilen raporda, refakatçisi olmayan 10 çocuğun avukat talebinde bulunduğu belirtildi. .

ÇOCUK YAŞTA EVLİLİK SUÇ TİPİNE YANSIDI

Ankara Barosu Mülteci Hakları Merkezi’nin raporuna göre iki yılda mültecilerle ilgili yargıya taşınan olayların başında “cinsel istismar” geldi. Bunu nedeninin erken yaşta evlilik olduğu değerlendirilen raporda, refakatçisi olmayan 10 çocuğun avukat talebinde bulunduğu belirtildi.

Ankara Barosu Mülteci Hakları Merkezi’nin 2019-2020 yıllarını kapsayan faaliyet raporuna göre iki yılda göç ve iltica listesinde 115 görevlendirme yapıldı. Baroya 148 kadın, 76 erkek avukat talebinde bulunuldu. Refakati olmayan 10 çocuğun da avukat talep etmesi dikkat çekti.

Avukat ataması yapılan yabancıların uyrukları da raporda aktarıldı. Buna göre iki yılda 100 Suriyeli, 52 Iraklı, 33 Afganistanlı ve 33 diğer uyruklardan mülteciye avukat verildi.

Avukat talep edenlerin 43’ü 18 yaşından küçüktü. 79’u 19-30 yaş, 95’i 31-50 yaş ve 17’si 51 yaşın üzerindeydi. 66 mültecinin dosyası bir yıllık süre içinde sonuçlanırken, 77 mültecinin dosyası bir yılın üzerinde sürdü.

Raporda ceza dosyalarına ilişkin de veriler bulunuyor. İki yılda 3 bin 949 dosya incelendi. 18 yaşın altında 1607 mülteciye, 19-30 yaş arasında 1461 mülteciye, 31-50 yaş arası 793 mülteciye ve 51 yaş üzeri 88 mülteciye avukat atandı. Avukat ataması yapılanların 1423’ü Suriyeli, 821’i Iraklı, 666’sı Afganistanlı ve 137’si Gürcistanlı ve 572’si de diğer ülkelerden gelen mültecilerdi.

Ceza dosyalarında iki yılda 1172 mülteci mağdura, 2 bin 777 mülteci şüpheliye atama yapıldı.

Mültecilerin karıştığı olayların ilk sırasında “cinsel istismar” yer aldı. Olayların 799’u “cinsel istismar”, 765’i “uyuşturucu madde ticareti/satma”, 618’i “yaralama”, 514’ü “hırsızlık”, 154’ü “yağma”, 113’ü “yasa dışı örgüte üye olma”, 82’si “Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanuna muhalefet”, 67’si “hürriyeti tahdit/alıkoyma”, 72’si “insan ticareti”, 63’ü “göçmen kaçakçılığı”, 60’ı “kasten öldürme/öldürmeye teşebbüs”, 54’ü “kaçakçılığın men ve takibine dair kanuna muhalefet”, 45’i “sahtecilik”, 44’ü “Anayasal düzene karşı suçlar”, 41’i “dolandırıcılık”, 38’i “dilencilik”, 37’si “tehdit”, 20’si “mala zarar verme” iddiasından kaynaklandı.

ANKARA’DA KAYITLI 256 BİN 629 MÜLTECİ, SIĞINMACI VAR

Ankara Barosu Mülteci Hakları Merkezi Başkan Av. Ebru Beşe, iki yılı özetle şöyle değerlendirdi:

“Ankara’da bulunan ve kayıtlı olması nedeniyle tespit edilebilen toplam 256 bin 629 mülteci, sığınmacı ve geçici koruma altındaki kişilerin özel olarak alınan hukuki hizmetler dahi nazara alınsa, adli yardım sistemine ve adalete erişimlerinin yok denecek kadar az olduğu tespit edilmiştir.”

“ERKEN YAŞTA EVLİLİK AĞIR BASIYOR”

“Yukarıda belirtilen sayılardan da anlaşılacağı üzere, toplam görevlendirme sayıları içinde, yabancılar için yapılan görevlendirmelerin, basında ve sosyal medyada gösterilmek istenildiği kadar yüksek olmadığı dikkati çekmektedir. Suç tipleri göz önüne alındığında, cinsel istismar suçunun ilk sırada gelmesinin, mağdurların yaşları da değerlendirildiğinde, erken yaşta evlilik yapılması nedeninin ağır bastığı; bazı uyruk sahiplerinin belirli bir suç isnadına daha fazla maruz kaldıkları değerlendirilmiştir. Ancak raporun bir istatistik çalışması olması ve hukuki değerlendirmelerin dışında kalması nedeniyle, sosyolojik ve nomadolojik sebep-sonuç ilişkileri değerlendirmelerinin, bu alanda çalışan yetkin isimlere bırakılması gerekmektedir.”

ÖNERİLERİ SIRALADI

Av. Beşe mültecilerin yargıya kolay erişimi için önerilerini şöyle sıraladı:

1-Baromuzun sahada çalışan sivil toplum kuruluşları ile daha aktif bir şekilde iş birliği yapması;

2- Bu iş birliği karşılığında, görevlendirme yükünün artması nedeniyle, TBB-BMMYK Adli Yardım Ortak Projesinin uygulamaya geçirilerek, dava ve kurumlar nezdindeki başvuruların bu proje kapsamında değerlendirilmesi;

3-Baromuzca adalete erişim esas başlığı altında, başvuru nöbet ücretleri, başvuru anında hazır bulunacak görevli tercüman ücretleri, sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları ve belediyeler ile koordineli bir şekilde, hedef mülteci, sığınmacı ve geçici koruma sahiplerine eğitimler organize edilmesi ve eğitici ücretlerinin ödenmesi konulu proje başvurularına devam edilmesi;

4-Yabancı suçluluğuna yönelik, basın, sivil toplum kuruluşları, belediyeler ve gerekirse Adalet Bakanlığı ile, kamuoyunda bu hususta oluşan bilgi kirliliğinin önlenmesi için, bilgilendirme çalışmaları yapılması önerilebilir.