KÜLTÜR - SANAT
Giriş Tarihi : 23-12-2020 17:52   Güncelleme : 23-12-2020 18:12

40. Yılında Sadberk Hanım Müzesi koleksiyonundan bir seçki,

Haber Merkezi-Meşher’in üçüncü sergisi olan “Mâziyi Korumak: Sadberk Hanım Müzesi’nden Bir Seçki”, 19.000’i aşkın eserin bulunduğu müzenin Arkeoloji ve Türk-İslam Sanatı koleksiyonlarından seçilen 210 nadide eserle ziyaretçileri Anadolu’nun uygarlıklar tarihinde bir yolculuğa çıkarıyor. 

40. Yılında Sadberk Hanım Müzesi koleksiyonundan bir seçki,

Haber Merkezi-Meşherin üçüncü sergisi olan Mâziyi Korumak: Sadberk Hanım Müzesinden Bir Seçki”, 19.000i aşkın eserin bulunduğu müzenin Arkeoloji ve Türk-İslam Sanatı koleksiyonlarından seçilen 210 nadide eserle ziyaretçileri Anadolunun uygarlıklar tarihinde bir yolculuğa çıkarıyor. Vehbi Koç Vakfı (VKV) kurumlarından biri olan Sadberk Hanım Müzesinin yarım asıra yakın bir süre içerisinde oluşan kültürel birikiminin geniş kitleler ile buluşturulması hedeflenerek, koleksiyondan seçilen 210 eser, Meşherin İstiklal Caddesindeki mekânında sergileniyor. Her bir eser ait olduğu döneme ışık tutarak, MÖ 6. binyıldan 20. yüzyıla uzanan geniş bir zaman diliminin öyküsünü geleceğe taşıyor.
Serginin küratörlüğünü üstlenen Sadberk Hanım Müzesi Müdürü Hülya Bilgi, 
Mâziyi Korumak: Sadberk Hanım Müzesinden Bir Seçki” sergisi için şunları söylüyor: Sadberk Hanım Müzesi, Türkiye’de özel müzeciliğin öncüsüdür. Müze, ziyarete açılış tarihi olan 1980 tarihinden bu yana koleksiyonunu belli bir disiplin içinde bilinçli bir şekilde zenginleştirme, sergileme, bilimsel yayınlarla tanıtma ve eserleri iyi koşullarda muhafaza ederek gelecek kuşaklara aktarma konusunda gerekli özeni göstermektedir. Kırkıncı kuruluş yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde İstanbulun kalbi sayılabilecek bir mekânda, Meşherde düzenlenen ve ziyaretçileri binlerce yıllık bir zaman yolculuğuna çıkaran sergi, Anadolu uygarlıklarını çarpıcı örneklerle göstermenin yanı sıra Osmanlı sanatını en seçkin örneklerle gözler önüne sererek müze koleksiyonunun çeşitliliği ve zenginliğini ortaya koyuyor”.  Sergi süresince, Meşher ve Sadberk Hanım Müzesinin ortaklaşa hazırlayacağı çevrimiçi bir etkinlik programı planlanıyor. Pandemi sebebiyle alınan sağlık tedbirleri gereği, seminer, atölye ve çocuk etkinlikleri Meşherin dijital platformlarında gerçekleştirilecek. Etkinlik takvimi, Meşherin ebülteni ve sosyal medya kanallarından takip edilebilir. Sadberk Hanım Müzesinden zengin bir seçkiye ev sahipliği yapan Meşher, 16 Aralıkta açılan sergi ile ziyaretçilerini binlerce yıllık bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. 
Tutkulu bir koleksiyoner: Sadberk Koç 
Sadberk Koç, elişlerine ve el sanatına duyduğu tutku ile bir araya getirdiği koleksiyonunun, kendi adını taşıyacak bir müzede sergilenmesini arzular. Vefatının ardından bir müze kurmak isteğini yerine getirmek üzere, başta eşi Vehbi Koç ve çocukları bu konuda yoğun gayret göstermişlerdir. Özellikle Sevgi Gönül, Koç Ailesi adına annesinin müze hayalini gerçekleştirme görevini üstlenmiş ve müzenin kuruluş çalışmalarının ardından icra komitesi başkanlığını 2003 yılındaki vefatına kadar sürdürmüştür. Sadberk Hanım’ın büyük bir özveri ile toplayıp sakladığı el sanatları eserleri, 1980
de kurulan müzenin çekirdeğini oluşturur.  Onun eski sanat eserlerine olan merakı zaman içinde bir koleksiyoncu titizliği ve seçiciliğine dönüşmüş; sonrasında ailesine de sirayet etmiştir.

Sarıyerde bir kültür deryası
Koç Ailesinin 1950de yazlık olarak aldığı, Sarıyerin Büyükdere semtindeki Azaryan Yalısı, ailenin kararıyla 1978–1980 yılları arasında Sedat Hakkı Eldemin hazırladığı restorasyon projesi kapsamında Sadberk Koç’un anısına, onun kişisel koleksiyonunu sergilemek üzere bir müzeye dönüştürülür ve 14 Ekim 1980 tarihinde Sadberk Hanım Müzesi adıyla ziyarete açılır. Sadberk Hanım Müzesi, aynı zamanda Türkiyenin ilk özel müzesi olma özelliğini taşır. Özellikle İznik çini ve seramikleri, Osmanlı dönemi kadın kıyafetleri ile işleme koleksiyonu niteliği bakımından dünya koleksiyonları içerisinde hatırı sayılır bir yere sahiptir. Sadberk Hanım Müzesi, arkeoloji ve erken İslam dönemi eserleri yanında hat sanatından ipekli dokumalara kadar Osmanlı sanatının en seçkin örneklerini toplayarak kültürel bir mirası gelecek kuşaklara aktarıyor.
Sergi yayını
Sadberk Hanım Müzesi Müdürü ve sanat tarihçisi Hülya Bilgi ile arkeolog G. Senem Özden Gerçekerin metinlerini kaleme aldığı sergi kitabı Türkçe ve İngilizce olarak iki ayrı edisyon halinde yayımlandı.

Meşher 
Bir Vehbi Koç Vakfı (VKV) kuruluşu olan Meşher, tarihi araştırmalardan güncel sanata uzanan kapsamlı sergilerinin yanı sıra atölye ve konferans gibi etkinlik serileri düzenliyor. Osmanlı Türkçesinde sergi mekânı” anlamına gelen adıyla Meşher, zamanlar ve kültürler arasında ilham verici bir diyalog zemini sağlamak amacıyla 2019 Eylül’ünden bu yana etkinliklerini sürdürüyor. Üç kata yayılan 900 metrekarelik sergi alanı ve etkinlikler için bulunan 100 metrekarelik faaliyet alanına sahip olan Meşherdeki sergiler, Ortaçağ’dan günümüze uzanan geniş zaman dilimi içinde çok çeşitli konulardaki programı, araştırmaya dayalı akademik yönü ve yayınlarıyla bir referans noktası olarak kültür sanat sahnesine katkıda bulunmaya devam ediyor. İstiklal Caddesinde yer alan Meşherde, ziyaret, etkinlik ve sergi turları ücretsiz gerçekleştiriliyor. Meşher, Salı–Cuma arası ziyarete açık.