Ye Kürküm Ye…
Tarih: 28.3.2017 22:21:10 / 369okunma / 0yorum
Hanife Mert

 

/resimler/2017-3/28/2236047363438.jpg

 Nasreddin Hoca´nın meşhur bir fıkrası vardır hani; ye kürküm ye diye. Hoca bir gün günlük kıyafetiyle bir meclise gitmiş. Pek itibar, hürmet görmemiş, sofraya da davet edilmemiş. Hocamız bu tabi, irfan ve feraset sahibi bir insan, sebebini anlamış bu durumun. Evine gitmiş güzel kıyafetlerini giymiş, üstüne de kürkünü. Tekrar aynı meclise gitmiş, bu defa hocaya büyük itibar etmişler, hürmet göstermişler ve sofranın başucuna oturtmuşlar. Hocaya her yemek ikram edildiğinde Hoca önce kürkünü uzatıp “ye kürküm ye” diyormuş. Tabi çevresindekiler anlam veremeyip, “Hoca kürk yemek yer mi?” diye soruyorlarmış. Hoca da biraz önce normal kıyafetlerimle geldim, sofraya oturamadım, kürkümle geldim sofranın başucuna oturdum, yemek onun hakkı mealinde bir cevap vererek anlayanlara güzel bir ders vermiş. 

 Her ne kadar yıllar, yüzyıllar da geçse, bilim ilerlese de, atların, eşeklerin, katırların yerini arabalar, trenler, uçaklar alsa da, bilgisayar, internet icat edilse de, bilgi çağına girmiş olsak da, insanların değer yargıları, yaşam felsefeleri ve zihniyetleri değişmiyor. 

 İnsanlar kişileri dış görünüşlerine, giyimine, kuşamına, mevkisine, makamına, rütbesine, malına, mülküne, kazancına  göre değerlendirip insan yerine koyuyor.. 

 Görünüş ve madde insanların ruhlarına o kadar işlemiş ki. Bütün değer yargıları, şekil, görünüş ve madde üzerine bina edilmiş. Şeklin güzelse adamsın, paran varsa adamsın, zenginsen adamsın, mevki makam sahibi isen adamsın gibi.. Demek bu Nasreddin Hoca zamanında da böyleydi şimdi de böyle. Halbuki bizim kültürümüz edebi, ahlakı, ilimi, irfanı değerli görürdü. En değerli varlıklar olarak bunları kabul ederdi. Ahlak, ilim, irfan artık yok, para, ev, araba, mevki, makam var. 

 Tüm bu değer yargılarımızın madde üzerinde yoğunlaştırılması, toplumda saygı, sevgi, hoşgörü, dostluk, vefa, yardımseverlik gibi değerlerin kaybolmasına neden olduğunu görüyoruz. 

 Yoldan geçen yayaya çarpıp kaçan sorumsuz, ruhsuz insanların olduğu gibi, yerde yatıp canı yanarak kurtarılmayı bekleyen, kimseye yardım etmek yerine sadece bakıp geçen kişileri görüyoruz. . 

 Beni  üzen şu gözlemim oldu: Kendini dindar olarak tanımlayan ve görünüşte dini hassasiyetleri diğer insanlardan daha fazla olanlar da aynı. Onlar da tamamen saygılarını, hürmetlerini madde, para odaklı hale getirmişler. 

 Belki çok genelleyici, karamsar ve kötümser bir yazı oldu. Ancak değer yargıları ahlak, edep, ilim, irfan temelinde kurulu insanlar olduğunu biliyorum ve benim  saygı ve hürmetim onlara... Parasına,  makamına,  arabasına, yazlığına, kışlığına değer biçenlere, fakiri güçsüzü ezenlere, yetimi yerenlere  değil...

 

Muhabbetle

Hanife Mert

 

 

 

 

 

Anahtar Kelimeler: Kürküm
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
ÇANAKKALE ZAFERİ (17 Mart 2017 - Cuma)
Kör Düğüm Gibi Sevgi (08 Mart 2017 - Çarşamba)
Kara tren türküsü / Hüzünlü hikayesi (25 Aralık 2016 - Pazar)
Son Pişmanlık Fayda Etmez (13 Ekim 2016 - Perşembe)
BOŞANMAYA GİDEN YOLDA BİZ! (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
BOŞANMAYA GİDEN YOLDA BİZ! (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Kurban Bayramınız Kutlu Olsun (11 Eylül 2016 - Pazar)
Umudun Bittiği Yerdedir Ölüm (10 Eylül 2016 - Cumartesi)
İnsanın Yaratılış Gayesi (24 Haziran 2016 - Cuma)
Dünyanın Çivisi mi Çıktı? (25 Nisan 2016 - Pazartesi)
18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ (17 Mart 2016 - Perşembe)
Kibir Hırs Kıskançlık (01 Mart 2016 - Salı)
YAŞAMAK HİÇ KOLAY DEĞİL (25 Şubat 2016 - Perşembe)
Değersizleştirilen değerlerimiz (23 Şubat 2016 - Salı)
Sözün Özü (15 Şubat 2016 - Pazartesi)
Sevginin Gücü (14 Şubat 2016 - Pazar)
Merhaba (04 Şubat 2016 - Perşembe)
Sayfa:
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
DOLAR
3.5504
EURO
3.8744
ALTIN
0
BIST
0
 
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
03:54 05:40 12:49 16:35 19:40 21:11