SİYASETTE ÜSLUP
Tarih: 7.2.2018 08:04:16 / 284okunma / 0yorum
İsmet Kadıoğlu

Konya´dan Anamur´a yolculuk yaparken, Sertavul Geçidi´ndeki Amcam Çeşmesi´nde bir ninenin torununa “Guzuuumm…” diye hitap etmesine şahit olursunuz… Bir rehberlik uzmanının seminerinde velilere “en son kaç ay veya kaç gün önce çocuklarınızı kucakladınız…? Diye sorması ve “bu akşam evinize varır varmaz çocuklarınızı kucaklayın…“ dediğini duyarsınız. Yağmur yağarken şemsiye satan kişinin her on saniyede bir “yağmura şemsiye”(Sanki şemsiye başka şey için satılacakmış gibi) dediğine şahit olursunuz. Bir dizi seyrederken iki büyük adamdan birinin diğerine “biz küçükken trenin arkasından koşardık ve yetişemezdik, büyüdük yine yetişemiyoruz” sözünü duyarsınız. Köyünüze gidersiniz çocukluğunuzun geçtiği eviniz barkınız harabeye döndüğünü sahipsizliğini görürsünüz ve iki gündüz bir gece köyde kalırsınız… İşte yazan kişi bunları, bu konudaki duygu ve düşüncelerini okuyucusuyla paylaşır. Gördüklerini, duyduklarını, kendi düşüncelerini ve yorumlarını ilave ederek yazar.
Avukat bir arkadaşımla telefon görüşmemizde de az da olsa siyaset konusundaki konuşmamızda, liderlerin sert ve kabul görmeyeceğini düşündüğümüz hitaplarından söz ettik. Yukarda bahsettiğim başlıklar gibi bu konuşmamız, siyasi açıdan üslup konusunu ele almama sebep oldu.

“üslup, usul ve esastan önce gelir.”
Liderlerin kullandıkları bazı hitaplardan örneklerle konumuza başlayalım:
“Eğer ispatlayamasan benim adımı yolsuzlukla anarsan ananı.. ana… ana… aaaa… gerisini söylemeyeyim.”
“Namussuz”, “geri zekalı”, “cahil”, “şerefsiz”, “diktatör bozuntusu” gibi. “Konuşmasını bilmiyorsanız iki dakika susun da adam sansınlar.”
“Sim kartı”, “çıfıt (hileci), “kurna”, “zurna”. Bu kötü sözler o kadar çok ki;
“stepne”, “baston”, “sarayın yedek lastiği”, “kuş beyinli”, “ulan”, “terbiyesiz”.
“Sapık dedi.. Siyasi sapık nedir? Parlamentonun önüne çıkıp yemin ettikten sonra o yemini tutmayıp namusun ve şerefini çöp sepetine atandır.”
Bir televizyon programında; “… için milletin adayı yazmışlar. O, milletin anasını belleyenlerin adayı…”

 “Rüzgar eken fırtına biçer” diyen lidere diğer lider cevap veriyor: “Ben onun kadar edepsiz, alçak, ahlaksız değilim..”

“‘Ana ihanet´. Tutturmuş bir ‘Man Adası´, herhalde bu mankafa olmaktan kaynaklanıyor..  …Müfteri hakkında işlemler başlattılar. Hodri meydan…” Diğer taraf cevap veriyor: “Sen benim soruma adam gibi cevap ver.”
Aynı partiden bir arkadaşı da bir başka zamanda, birbirlerinin eksiği anlamında “ben kendime ‘mankafa dedirtmem” diyor.

Siyasi parti liderlerinin halk üzerine her hususta etkileri vardır. Dünyada çok değişik lider tiplemeleri var. Yıkıcı, parçalayıcı lider tipi, birleştirici lider tipi.. vb. gibi lider tipleri var. Kitleler üzerine uzun süre olumlu etkilerinin olmasını isteyen liderler üslubuna dikkat etmelidir. Bu aynı zamanda demokrasinin daha ileri seviyeye gitmesi için gereklidir. Türkiye´de bu işin alt seviyelerde olduğunu görüyoruz. Bir de siyasi üslubun karşılığı, siyasi partilerin dar tabanlarındaki kitleler olduğunu görüyoruz. Türk toplumundaki önemli değişimi liderler üsluplarında dikkate almalıdır. Uygun olmayan üsluba halk sempati duymuyor, hoşlandığını da sanmıyorum.

Siyasiler birbirlerine ağza alınmayacak sözlerle hitap ediyorlar. Kullanılan sıfatlar ağır. Ölçüyü kaçırmamak gerekir. Halktan büyük çoğunluğun bu tür hitaplardan hoşlanmadığı görülüyor. Genel anlamda üslup ortalamanın altında olduğunda karşı taraf altta kalmamak için aynı üslupla cevap vermektedir. Bu durumda  öfke bir yöntem olmakta ve herkesi daha kötü konumda üst seviyelere çıkarmakta.

Araştırmacı Adil Gür; “seçmenin %72´si siyasetteki bu çirkin ve kavgacı üslubu doğru bulmadığını söylüyor. Siyasetçiler zannediyor ki, bir siyasetçi benim hakkımda ağır bir söz söylendiğinde cevap vermezsem, seçmende sanki ‘altta kaldı, söyleyecek bir lafı yoktu´, zafiyet algısı yaratır endişesiyle hemen anında cevap veriyorlar. Halbuki bu yanlıştır, aslında üslubunu bozmayan, karşısındaki hakaretamiz bile konuşsa bunu yok sayan veya aynı sertlikle değil, daha demokratik bir çerçevede yanıtlayanların seçmen nezdinde puan topladığını düşünüyorum… Araştırmalarımız seçmenin siyasetçilerin sert üslubunu doğru bulmadığını gösteriyor” diyor.

Konuşmadaki seviyesizlik/ölçüsüzlük öfke sonucu olan bir durumdur. Konuşmada sınırlara uyulmalıdır.  Sözde, davranışlarda, yargıda ölçü ve insaf olmalıdır. Siyasette saygınlığı kazanmış kişilerin uyduğu durumdur bu.

Eski Yunan´ın bilgelerinden Ispartalı Khilon´un  ‘ölçü´ konusuyla ilgili sözü şöyle: “Tutkularını dizginle, ölçülü ol, Lesboslu Pittakos, “uygun zamanı kolla, ölçüyü göz önünde tut”, Prieneli Bias, “çok dinle, yerinde konuş, ölçüyü kaçırma” derler.

Birçok yerde yazılanlarda; “kişilik üslup içindedir” şeklinde ifade edildiğini görüyoruz. Bununla ilgili eskilerin sözü de şöyle: “Üslubu beyan aynıyla insan” şeklindedir. Siyasetteki; “alçaktır, şerefsizdir”, “ulan müfteri” gibi konuşma üslubu hatalı üsluptur. Siyasetteki üslup hatalarının anlamı; kendileri inanmadıkları şeylere başkalarını inandırmaya çalışmalarındandır. Siyasi gerilim üslupsuzluk sonucu hasıl olmaktadır. Gerilimin iktidar getiren bir faktör sanılması söz konusudur ama yanlış bir durumdur bu. Üsluptaki  bozukluk/seviyesizlik siyasi kalitesizliktir.

Siyasette başarılı olmasını ve belki de örnek alınmasını sağlayan siyasetçide esas etken onun konuşma üslubu/ tarzıdır. Ve siyasetçinin üslup politikalarındaki gözetilen temel kural, halkçı yaklaşımdır; halktan birisi olduklarını ve halktan kopmadıklarını gösterme anlamında halkın yanında olmalıdırlar. Başarılı siyasetçiler bu tür politikalar uygulamışlardır. Halk siyasetçinin kendisine yakın olmasını ister ve onu tercih eder. Bütün bunlar siyasetçinin etkili konuşabilmesiyle, üslubunu doğru kullanmasıyla doğru orantılıdır.

Günümüzde siyasetçiler halka seslenirken seslenişleri, adeta bir düelloya dönüşüyor. Küfürlü cümleler kuruluyor. Bazı siyasilerin hakkında hazırlanan fezlekelerin tümünün “küfür ve hakaret davası…” olduğunu görüyoruz. “Küfürlü” ve sert üsluplar gerilimi tırmandırıyor, cepheleşmeyi arttırıyor .. Halk amaç değil bir araç olmaktadır. Kişilik haklarını, insanın onurunu zedeleyecek üsluplar demokrasiye de dolaylı olarak zarar vermektedir. Eleştirileri ya da üslupları yarıştırmak yerine düşünceleri yarıştırmalıdırlar. Hakaret eleştiri değildir.  Tartışmalar sert olabilir, ama seviye düşürülmemelidir. Uzun yıllar genel başkanlık yapmış kişiler arasında sert tartışmaların olduğuna ama seviyenin aşağılara düşürülmediğine şahidiz.
 Bu lider, her dönem beyefendidir denen lider olmak… “İnsan inciyi denizden çıkarmayı bilmezse, denizdeki inci de olsa çakıl taşı da olsa fark etmez.”
Siyasetçideki farklılık şunlarla anlaşılır: Liderlik, düşünceler/fikirler,  vatandaşa/halka duyarlılık, erdem, üsluptur.
Hoş kalın. Şubat 2017. Ankara. İsmet Kadıoğlu.

Anahtar Kelimeler: SİYASETTE, ÜSLUP
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
KIZILELMA ÜLKÜSÜ (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
KONUŞMA ADABI (ÜSLUP) (26 Ocak 2018 - Cuma)
ORTADOĞU-4 (İsrail nasıl kuruldu ve bugünü) (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
ORTADOĞU-3 (İdlib) (15 Aralık 2017 - Cuma)
ORTADOĞU-2 (Misak-ı Milli) (05 Aralık 2017 - Salı)
DOST DEDİĞİN KİMDİR? ((Temel´e mektup-3) (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DEĞİŞİM VAR MI? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
YORGUNLUĞUN ÇÖZÜMÜ NEDİR? (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET İNSAN HARCAMA SANATIDIR" (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
"METAL YORGUNLUĞU" (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET BARONLARI AK PARTİ´DE OLAMAZ" (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
KÖÇEK DEĞİL GÖÇEK veya GÖÇEN (15 Ağustos 2017 - Salı)
BABA--EVLAT ve DEDE (04 Ağustos 2017 - Cuma)
15 TEMMUZ 2016 DESTANI (21 Temmuz 2017 - Cuma)
ÇAM SAKIZI ÇOBAN ARMAĞANI YANDI KÜKÜR--6 (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
EKİZ GOCA ve FADİME NENE (23 Haziran 2017 - Cuma)
FİRMA: MİS AMASYA TUR PLAKA: 05 BB 575 (06 Haziran 2017 - Salı)
OSMAN GOCA (NAMIDİĞER KÖÇEK OSMAN) (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
ÖLÜM MELEĞİ (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BİR ÖKSÜZÜN ÖYKÜSÜ (28 Nisan 2017 - Cuma)
TEŞEKKÜRLER ERDOĞAN ve BAHÇELİ (18 Nisan 2017 - Salı)
CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ ve OYUM (14 Nisan 2017 - Cuma)
16 NİSAN BEKLENTİSİ (08 Nisan 2017 - Cumartesi)
AVRUPA "EVET" İÇİN ÇALIŞIYOR (17 Mart 2017 - Cuma)
SELİNTİ ve OSMAN GOCA (09 Mart 2017 - Perşembe)
AK PARTİ MHP ve OYUMUN RENGİ (19 Şubat 2017 - Pazar)
TEŞEKKÜRLER MEHMET TÜRE ve MEHMET CABBAR (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
KARAMAN BEY´İN KOYNU ve VARYEMEZ (10 Ocak 2017 - Salı)
HALEP ORADA İSE ARŞIN BURADA (22 Aralık 2016 - Perşembe)
"EMEKLİLİK NASIL GİDİYOR" ARİF BEY? (15 Aralık 2016 - Perşembe)
ANEMURİUM (RÜZGARLI BURUN) (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
"PERDENİN ARDI PERDE" (24 Ekim 2016 - Pazartesi)
BATAN GEMİNİN HİKAYESİ ve BABA (01 Ekim 2016 - Cumartesi)
ADAM OLMAK, AHLAK ve İKİ KURUŞLUK DEĞER (29 Ağustos 2016 - Pazartesi)
"BEN SENİ ATATÜRK´LE DÖVERİM" (03 Ağustos 2016 - Çarşamba)
DÜRÜSTLÜK ve RÜZGARLI SOKAK (13 Haziran 2016 - Pazartesi)
EĞİTİM HAYATIN TA KENDİSİDİR (02 Haziran 2016 - Perşembe)
NANKÖRLÜK ve BİR HİKAYE (03 Mayıs 2016 - Salı)
ANNE OLMAK ve EDİSON (11 Nisan 2016 - Pazartesi)
"ERDOĞAN GİTSİN" (21 Mart 2016 - Pazartesi)
DEĞİŞİM ve SOYADI MESELESİ (KÜKÜR - 4) (09 Mart 2016 - Çarşamba)
ÇÖP KAMYONU OLMAMAK/olmak (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
AÇIK OY, BİZ BİZE SAYIM (30 Temmuz 2015 - Perşembe)
GENÇLİK YAŞLILIK ve ÖLÜM (20 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ESKİYİ ÖZLEMEK VE BAYRAM (15 Temmuz 2015 - Çarşamba)
ALPER DURU ANAOKULU ve İNADINA SEVGİ (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
21 BAŞÖRTÜLÜ VEKİL ve RAVZA KAVAKÇI (25 Haziran 2015 - Perşembe)
OYUM KİME (01 Haziran 2015 - Pazartesi)
SİYASİLERİN UNUTULMAYAN GAFLARI (22 Mayıs 2015 - Cuma)
DOSTLUK VE AFFETMEK (13 Mayıs 2015 - Çarşamba)
POLİTİKA SİYASET VE AHLAK (05 Mayıs 2015 - Salı)
TANITIM VE ERDOĞAN SEVDALISI RABİA (23 Nisan 2015 - Perşembe)
8 HAZİRAN SABAHI "MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ" (18 Nisan 2015 - Cumartesi)
MERSİN`DE SİYASET (12 Nisan 2015 - Pazar)
MUHALEFET NE YAPAR? (02 Nisan 2015 - Perşembe)
"HALKIN VELİ`Sİ HAKKIN DELİSİ" (26 Mart 2015 - Perşembe)
TÜRKİYE DEYİNCE AKLA NE GELİR? (19 Mart 2015 - Perşembe)
DÜRÜST MÜSÜNÜZ? (06 Şubat 2015 - Cuma)
OSMANLICA YASAK MIYDI ACABA? (17 Aralık 2014 - Çarşamba)
ANAMUR’UN EN KÖTÜ YANI ANTALYA’YA DÖNÜŞÜ (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
MGK ve VESAYET REJİMİNE GERİ Mİ DÖNÜLÜYOR (12 Kasım 2014 - Çarşamba)
YANDAŞLIK VE TARAFSIZLIK (03 Kasım 2014 - Pazartesi)
YENİ TÜRKİYE VE DAVUTOĞLU (16 Ekim 2014 - Perşembe)
KEŞKEK (16 Ekim 2014 - Perşembe)
İKİ GÜNDÜZ BİR GECE KÖYÜMDE (09 Eylül 2014 - Salı)
MUZ LİFİ BOZYAZI'DA HAYAT BULUYOR (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
SEVGİ VE BİR HİKAYE (12 Ağustos 2014 - Salı)
13 (ON ÜÇ) (31 Temmuz 2014 - Perşembe)
BAYRAM VE KUR'ANA DAVET (20 Temmuz 2014 - Pazar)
BİR YAZAN ADAMI KAYBETTİK (08 Temmuz 2014 - Salı)
BUGÜNÜN RAMAZANLARI BİR BAŞKA (03 Temmuz 2014 - Perşembe)
ANAMUR VE ANTALYA'DAN (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
ANAMUR VE ANTALYA'DA TRAFİK (17 Haziran 2014 - Salı)
"HAVA YOLU HALKIN YOLU" (08 Haziran 2014 - Pazar)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (05 Haziran 2014 - Perşembe)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (03 Haziran 2014 - Salı)
DR. MUSTAFA ERİM VE OSMANLI KAZASI ANAMUR (26 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
DOLAR
3.7816
EURO
4.6527
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:46 12:54 15:27 17:45 19:12