KAPI ÇALAR ve KAPI ÇALMAZ
Tarih: 6.10.2018 00:33:49 / 203okunma / yorum
İsmet Kadıoğlu

MİSAFİR
Bir yere veya birinin evine ziyaret etmek veya kısa bir süre kalmak için gelen kimse. Konuk.
Misafirlik, üç günden fazla olmayıp, saatlik gibi de olmayan süreler içindir. Akrabana, arkadaşına, dostuna bir öğleden sonra veya bir akşam sohbet edip paylaşmak için misafir olunur. Uzak mesafelerde bir iki gün yatılı kalınarak da misafir olunur.

İki türlü misafirliğe gidilebilir. Haber verilip gidilecek kişinin o saatte uygun olup olmadığı sorulur. Uygun ise gidilir. İllaki misafir olunacaksa onun uygun olacağı saatte gidilir. Bu örf adet ve geleneklerimize göre misafir olma ve kabul etme şeklidir. İkinci misafir olma şekli de, hiç haber vermeden, istediğin saatte, karşıdaki kişinin/ailenin müsait olup olmadığını sormadan gelip kapıyı çalıp misafir kabul eder misiniz demek. Buna “çat kapı” misafir olmak deniyor.

Bizim adetlerimize göre, misafir olmanın aslı; gidilecek olan kişi/aile önce telefonla aranır, müsait olup olmadığı öğrenilir. “çat kapı” misafirlik biraz sıkıntılı. Doğrusu haber vermek. “Çat kapı” misafirliğinde ev sahibini zora sokacak pek çok durum olabilir.

Bakın bir vatandaş şöyle diyor: “Ben anneme bile giderken, önce ararım. “Çat kapı” gitmem. Belki müsait değil, belki evde değil. Bu yüzden bana da “çat kapı” gelinsin istemem. Eşimin ailesi tam tersi kalk gidelimci tipten, arama adetleri yok. Sanki herkes 7/24 hazır kıta evde onları bekliyor. Ben ailemden böyle görmediğimden çok garipsemiştim.” Diyor.

HABERSİZ MİSAFİRLER
“3 misafir habersiz gelir: Rızık, kader ve ölüm.”
Rızık: Yiyecek şey, faydanılan şey, azık anlamlarına gelmektedir. Yüce Allah´ın, canlılara yemek içmek ve yararlanmak için verdiği herşey demektir.
İnsanlar rızklarını temin etmek için çalışarak çaba sarf ederler.
Rızkı yaratan ve veren ancak Allah´dır. Onun için habersiz gelir. Rızık Allah´tandır. Sadece insanlar rızkı kazanmak için tercihlerde bulunur. Allah da insanın tercihine ve çabasına göre rızkını verir. Rızkımız helal olmalıdır.

Kader, bütün olayların önceden ve değişmeyecek biçimde yazıldığına inanılan olağanüstü güç, takdir. Yazgı. İnancımıza göre yaşayacaklarımızın önceden Allah tarafından belirlenildiği ve alnımıza yazılmış olduğu inancı vardır. Başımıza geleceklerin büyük bir kısmının kendi elimizde olmadığı inancına dayanır. Alınyazımız bizim haberimiz olmadan bize misafir olur. İşte habersiz gelen misfirlerden biridir kader. Kaderimiz güzel olmalı.

İnsanın ruhu bedenine bağlıdır. Ruhun bedenden ayrılması, bedene olan bağlılığının sona ermesi ölümdür. Ölüm, kişinin beklemediği, bilemediği bir anda habersiz, Allah tarafından ölüm meleğinin görevlendirilmesiyle olur. Melek, kişiye önceden telefonla müsait iseniz size misafir geleceğiz diye haber vermez. Ölümümüz de imanlı olmalı..

SÜHEYL ÜNVER

Hekim, sanat ve tıp tarihçisi; şair ve yazar, hat, tezhip ve minyatür sanatçısı. 1889´da İstanbul´da doğmuş, 1986´da da İstanbul´da ölmüştür.
Prof. Süheyl Ünver, Türk geleneksel sanatının her dalının önce tarihi üzerine araştırmalar yaparak bu alanlarda eserler vermiştir. Sanat, bilim ve tıp tarihi konularında iki binden fazla yayınlanmış eseri vardır. Arapça, Farsça, Fransızca biliyor; ney çaldığını, ebru, tezhip, minyatür ve hat sanatıyla uğraştığını; Türk kültürünün bütün yönleriyle ilgilendiğini görüyoruz. O, zarif ve kibar bir İstanbul efendisiydi. O çok çalıştı ve hiç durmadan çalıştı. Bütün ömrünü çalışarak geçirmesi, devraldığı kültür mirasına eklediklerini gelecek nesillere bırakmak amacına yönelikti.
Uzun bir ömür süren ve hayatının her anını çalışarak geçiren Süheyl Ünver´e, ileri bir yaşta iken bazı dostları şakalaşarak sormuşlar:
-Azrail sizi unut mu yoksa?
Süheyl Ünver´in cevabı şöyle olmuş;
-Hayır, Azrail´le yakında görüştük. Bana dedi ki: “Boş bulursam götürürüm.”

“VE KAPI ÇALMAZ”
Kapı çalar:
Sabahın erken saatlerinde niçin çaldı dersiniz… Ve açarsınız. Sütçüdür. Sütçünün kabından sizin kabınıza dökülen bembeyaz sütü görünce sabahın güzelliğini görürsünüz. Gözünüzde sütün de bulunduğu sabah kahvaltısı canlanır.  İçinizden  bu kahvaltı bahçede yapılırsa daha güzel olur diye hayel edersiniz.Ve bugün kahvaltıyı bahçede yapalım diye düşünürsünüz..
Kapı çalar…
Gelen kargodur. Adamın kucağında bir paket. Uzattığı kağıda bir imza atarsınız. Daha önceden torununuzun çok istediği oyuncağı sürpriz yapmak üzere, torunuzdan habersiz, internet üzerinden satın aldığınız oyuncak gelmiştir. Ve torununuzu mutlu edeceğinizin sevincini yaşarsınz. Paketi açmaz okuldan gelecek torununuzun açmasını ve onun sevincini görmenin özlemiyle okul çıkışına kadar, torununuzun oyuncağı açtığında mutlu olcağını göreceğinizin sevincini yaşarsınız.
Kapı çalar:
Kapıyı açmadan dürbünden bakarsınız. Kimseyi göremezsiniz. Dönüp yeniden koltuğa uzun oturusunuz. Bir daha çalar. Bakarsınız, yine kimse yok. Tam o sırada bir daha çalınca kapıyı açarsınız. Komşunuzun küçük oğlu. Kendisi ulaşamadığı için elindeki sopayla zile basmakta. “Amca akşam bir mazeretiniz yoksa/uygunsanız size misafirliğe geleceğiz” der. Kendi kendinize söylenirsiniz elbette göremem. Keratanın boyu bir metre… Bekle oğlum teyzene sorayım dersiniz. Bu küçük çocuğun kapı çalışı ve akşam komşuların gelecek olması sizi sevindirir. Zira hanım ev kirleniyor diye yalnızken çerez/fındık-fıstık yeditrmezken komşular gelince; fıstıklar kavrulacak, mısır patlatılacak, cevizler kırılacak ve bunların üstüne balkondan balkona sohbet yerine yan yana çatlayana, patlayana kadar gülerek sohbet edilecek.. Bunun sevincini yaşarsınız.
Kapı çalar:
Kapıyı açarsınız. Düşüp bayılacak kadar şaşırırsınız. Çok uzak bir ilde çalışan ya da askerdeki oğlunuz haber vermeden izinli olarak gelmiştir. . “Oğlum benim…” diye hasretle kucaklarken gözyaşlarınızı durduramazsınız. Mutluluk gözyaşlarıdır.  Çok mutlu olursunuz ama, bu mutlu olma süresi izin kadardır.

Kapının her çalışında sanki mutluluğa koşmaktasınız. Olumlu duygularla yüklenirsiniz. Huzur fışkırır her yerlerinizden. Mutlu olmak için kapının çalmasını istersiniz. Her sessizlikte zilin sesini arar kulaklarınız.
“Ve kapı çalmaz..”
Ansızın en büyük müsafir ölüm meleği gelir. Adeta kapıyı kırarak içeri girer. Sorgusuz sulasız alıp gider sizi. Şaşırırsınız. “Niye haber vermedin” diye içinizden geçirirken; “doğduğundan beri zile basmaktayım” der. O an bir şeyler söylemek istersiniz. Ama ölüm meleğine karşı diliniz dönmez. Ölüm meleği daimi evinize sessiz sedasız, habersiz, kapıyı çalmadan gelip sizi götürüvermiştir..
Hoş kalın. Ekim 2018, Anamur. İsmet Kadıoğlu.

Anahtar Kelimeler: KAPI, ÇALAR, KAPI, ÇALMAZ
Yazarın Diğer Yazıları
ÖLÇÜ ve ÖLÇÜLÜ OLMAK (05 Aralık 2018 - Çarşamba)
İSTEMEK BİZDEN ve ÖĞRETMENLER GÜNÜ (24 Kasım 2018 - Cumartesi)
HAYAT KISA, ÇALI OL AMA EN İYİSİ OL (13 Kasım 2018 - Salı)
EKONOMİK SAVAŞ-2 (14 Eylül 2018 - Cuma)
EKONOMİK SAVAŞ-1 (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
ÜSTÜN YETENEKLİ ÇOCUKLAR ve BİLSEM (17 Ağustos 2018 - Cuma)
İP ve CHP (07 Ağustos 2018 - Salı)
YAĞMUR DAMLASI (28 Temmuz 2018 - Cumartesi)
24 HAZİRAN SEÇİM SONUÇLARI (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
MUTLU OLMAK İÇİN JAPONYA´YA MI GİDELİM? (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
"YIKIM İTTİFAKI"NA OY VERMEM (19 Haziran 2018 - Salı)
İKİ ATASÖZÜ ve BİR HİKAYE (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
MERSİN ÖĞRETMEN OKULU BULUŞMASI ve 50. YIL (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DOĞAL GAZ (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
SİYASET ve 24 HAZİRAN SEÇİMİ (04 Mayıs 2018 - Cuma)
KLİMA ve MUZ SERASINDA DOĞALGAZ (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-2 (15 Nisan 2018 - Pazar)
KÖYDEKİ TAŞEVLER-1 (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
ISINMAK ve BİR ŞİİR (23 Mart 2018 - Cuma)
İLAN EDİLMEMİŞ PAYLAŞIM SAVAŞI (01 Mart 2018 - Perşembe)
KIZILELMA ÜLKÜSÜ (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
SİYASETTE ÜSLUP (07 Şubat 2018 - Çarşamba)
KONUŞMA ADABI (ÜSLUP) (26 Ocak 2018 - Cuma)
ORTADOĞU-4 (İsrail nasıl kuruldu ve bugünü) (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
ORTADOĞU-3 (İdlib) (15 Aralık 2017 - Cuma)
ORTADOĞU-2 (Misak-ı Milli) (05 Aralık 2017 - Salı)
DOST DEDİĞİN KİMDİR? ((Temel´e mektup-3) (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
ANAMUR´DA DEĞİŞİM VAR MI? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
YORGUNLUĞUN ÇÖZÜMÜ NEDİR? (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET İNSAN HARCAMA SANATIDIR" (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
"METAL YORGUNLUĞU" (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
"SİYASET BARONLARI AK PARTİ´DE OLAMAZ" (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
KÖÇEK DEĞİL GÖÇEK veya GÖÇEN (15 Ağustos 2017 - Salı)
BABA--EVLAT ve DEDE (04 Ağustos 2017 - Cuma)
15 TEMMUZ 2016 DESTANI (21 Temmuz 2017 - Cuma)
ÇAM SAKIZI ÇOBAN ARMAĞANI YANDI KÜKÜR--6 (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
EKİZ GOCA ve FADİME NENE (23 Haziran 2017 - Cuma)
FİRMA: MİS AMASYA TUR PLAKA: 05 BB 575 (06 Haziran 2017 - Salı)
OSMAN GOCA (NAMIDİĞER KÖÇEK OSMAN) (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
ÖLÜM MELEĞİ (04 Mayıs 2017 - Perşembe)
BİR ÖKSÜZÜN ÖYKÜSÜ (28 Nisan 2017 - Cuma)
TEŞEKKÜRLER ERDOĞAN ve BAHÇELİ (18 Nisan 2017 - Salı)
CUMHURBAŞKANLIĞI SİSTEMİ ve OYUM (14 Nisan 2017 - Cuma)
16 NİSAN BEKLENTİSİ (08 Nisan 2017 - Cumartesi)
AVRUPA "EVET" İÇİN ÇALIŞIYOR (17 Mart 2017 - Cuma)
SELİNTİ ve OSMAN GOCA (09 Mart 2017 - Perşembe)
AK PARTİ MHP ve OYUMUN RENGİ (19 Şubat 2017 - Pazar)
TEŞEKKÜRLER MEHMET TÜRE ve MEHMET CABBAR (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
KARAMAN BEY´İN KOYNU ve VARYEMEZ (10 Ocak 2017 - Salı)
HALEP ORADA İSE ARŞIN BURADA (22 Aralık 2016 - Perşembe)
"EMEKLİLİK NASIL GİDİYOR" ARİF BEY? (15 Aralık 2016 - Perşembe)
ANEMURİUM (RÜZGARLI BURUN) (05 Aralık 2016 - Pazartesi)
"PERDENİN ARDI PERDE" (24 Ekim 2016 - Pazartesi)
BATAN GEMİNİN HİKAYESİ ve BABA (01 Ekim 2016 - Cumartesi)
ADAM OLMAK, AHLAK ve İKİ KURUŞLUK DEĞER (29 Ağustos 2016 - Pazartesi)
"BEN SENİ ATATÜRK´LE DÖVERİM" (03 Ağustos 2016 - Çarşamba)
DÜRÜSTLÜK ve RÜZGARLI SOKAK (13 Haziran 2016 - Pazartesi)
EĞİTİM HAYATIN TA KENDİSİDİR (02 Haziran 2016 - Perşembe)
NANKÖRLÜK ve BİR HİKAYE (03 Mayıs 2016 - Salı)
ANNE OLMAK ve EDİSON (11 Nisan 2016 - Pazartesi)
"ERDOĞAN GİTSİN" (21 Mart 2016 - Pazartesi)
DEĞİŞİM ve SOYADI MESELESİ (KÜKÜR - 4) (09 Mart 2016 - Çarşamba)
ÇÖP KAMYONU OLMAMAK/olmak (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
AÇIK OY, BİZ BİZE SAYIM (30 Temmuz 2015 - Perşembe)
GENÇLİK YAŞLILIK ve ÖLÜM (20 Temmuz 2015 - Pazartesi)
ESKİYİ ÖZLEMEK VE BAYRAM (15 Temmuz 2015 - Çarşamba)
ALPER DURU ANAOKULU ve İNADINA SEVGİ (06 Temmuz 2015 - Pazartesi)
21 BAŞÖRTÜLÜ VEKİL ve RAVZA KAVAKÇI (25 Haziran 2015 - Perşembe)
OYUM KİME (01 Haziran 2015 - Pazartesi)
SİYASİLERİN UNUTULMAYAN GAFLARI (22 Mayıs 2015 - Cuma)
DOSTLUK VE AFFETMEK (13 Mayıs 2015 - Çarşamba)
POLİTİKA SİYASET VE AHLAK (05 Mayıs 2015 - Salı)
TANITIM VE ERDOĞAN SEVDALISI RABİA (23 Nisan 2015 - Perşembe)
8 HAZİRAN SABAHI "MİLLETÇE ALKIŞLIYORUZ" (18 Nisan 2015 - Cumartesi)
MERSİN`DE SİYASET (12 Nisan 2015 - Pazar)
MUHALEFET NE YAPAR? (02 Nisan 2015 - Perşembe)
"HALKIN VELİ`Sİ HAKKIN DELİSİ" (26 Mart 2015 - Perşembe)
TÜRKİYE DEYİNCE AKLA NE GELİR? (19 Mart 2015 - Perşembe)
DÜRÜST MÜSÜNÜZ? (06 Şubat 2015 - Cuma)
OSMANLICA YASAK MIYDI ACABA? (17 Aralık 2014 - Çarşamba)
ANAMUR’UN EN KÖTÜ YANI ANTALYA’YA DÖNÜŞÜ (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
MGK ve VESAYET REJİMİNE GERİ Mİ DÖNÜLÜYOR (12 Kasım 2014 - Çarşamba)
YANDAŞLIK VE TARAFSIZLIK (03 Kasım 2014 - Pazartesi)
YENİ TÜRKİYE VE DAVUTOĞLU (16 Ekim 2014 - Perşembe)
KEŞKEK (16 Ekim 2014 - Perşembe)
İKİ GÜNDÜZ BİR GECE KÖYÜMDE (09 Eylül 2014 - Salı)
MUZ LİFİ BOZYAZI'DA HAYAT BULUYOR (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
SEVGİ VE BİR HİKAYE (12 Ağustos 2014 - Salı)
13 (ON ÜÇ) (31 Temmuz 2014 - Perşembe)
BAYRAM VE KUR'ANA DAVET (20 Temmuz 2014 - Pazar)
BİR YAZAN ADAMI KAYBETTİK (08 Temmuz 2014 - Salı)
BUGÜNÜN RAMAZANLARI BİR BAŞKA (03 Temmuz 2014 - Perşembe)
ANAMUR VE ANTALYA'DAN (28 Haziran 2014 - Cumartesi)
ANAMUR VE ANTALYA'DA TRAFİK (17 Haziran 2014 - Salı)
"HAVA YOLU HALKIN YOLU" (08 Haziran 2014 - Pazar)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (05 Haziran 2014 - Perşembe)
ANAMUR KÖYLERE HİZMET “37 KÖY ANAMUR” (03 Haziran 2014 - Salı)
DR. MUSTAFA ERİM VE OSMANLI KAZASI ANAMUR (26 Mayıs 2014 - Pazartesi)
Sayfa:
ANAMUR TV

ÇOK YAKINDA!

Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.3710
EURO
6.0755
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:06 07:46 12:54 15:27 17:45 19:12