BİR YERE VARMAK İÇİN ÖNCE KENDİNE UĞRAMALI İNSAN
Tarih: 6.6.2017 11:39:30 / 642okunma / 0yorum
Hanife Mert

Hani bazen hayat üzerimize  çöreklenir de,  nefes alamaz hale geliriz ya! Her şey üst üste gelmiş, iç dünyamızda tarif edemediğimiz  sıkıntılar, hüzünler yaşarız. Hani dokunsalar ağlayacak gibi oluruz ya bazen. İçimizden hiç bir şey yapmak gelmez. Kendimizi çaresiz, mücadelesiz, onca kalabalığın içinde yapayalnız hissederiz... Her şeyi olduğu gibi bırakıp kaçmak isteriz hani. Tanıyanı bileni olmayan bir yere kaçıp gizlenmek isteriz, kendimizden kaçmak...

  İnsan kendinden kaçabilir mi? Nereye giderse gitsin kendini geçmişiyle birlikte  götürmez mi gittiği yere? İnsan geçmişini  bir sırt çantası gibi taşır omzunda. Hal böyle iken, insan kendinden kaçıp yine kendine gitmiş olmaz mı? Zira insanın bindiği gemi de vardığı liman da kendi yüreğinde demirlidir.

     Yeni yakın zamanda nette A. Tolga Akpınar´a ait olan bir söz okudum. O şöyle diyordu;“ Bir yere varmak için önce kendine uğramalı insan… İnsanın gideceği bütün yollar kendinden geçer.” Bu söz benim de yazımın konusunu oluşturdu.

    Yine benzer şekilde, Can Yücel "Gitmek" isimli şiirinde bakın ne güzel ifade etmiş; 

   “Bu günlerde herkes gitmek istiyor.

    Küçük bir sahil kasabasına,

   bir başka ülkeye, dağlara, uzaklara...

    Hayatından memnun olan yok. 

    Kiminle konuşsam ayni şey...

  Her şeyi, herkesi bırakıp gitme isteği.

 Öyle ´´yanına almak istediği üç şey´´ falan yok.

 Bir kendisi. Bu yeter zaten. Her şeyi, herkesi götürdün demektir. 

 Keşke kendini bırakıp gidebilse insan..." 

     İnsanın bu denli kendinden uzaklaşmak isteği, onun yaşadığı ortamda sürüklendiği algı yanılsamasının bir sonucu olsa gerek. Ruhun kendisine yabancılaşması, kendisini tanıyamaması da denebilir bu duyguya... Bireyleri bu çıkmaza sürükleyen neden, yaşadığı  toplumun dayattığı yaşam tarzı... Ve akabinde oluşan duygu birikiminin insan ruhunda oluşturduğu olumsuz etkinin bir sonucudur. Bu da  insanı yalnızlaştıran sebebin başında gelmektedir. 

  Kendine ulaşamamış, kendini bulamamış, kendini tanıyamamış her insan yalnızdır. Ve bu durum onu mutsuz etse de, birilerinden bekler yalnızlıktan kurtulmayı. O bilemez tanımadığı bir "BEN" le nasıl baş edeceğini. Zira inmemiştir bir gün bile kendi derinine, yüreğine, vicdanının ona neler fısıldadığını duymamıştır. Bu günü de kurtardık mantığı, doğruyu ben biliyorum ego tatmini ile iyi taraflarını el üstünde tutmuş, eksi, yanlış olan ne varsa görmezden gelmiştir, itelemiştir kendinden öteye... 

   İnsan yaratılış itibariyle en güzel şekilde kusursuz olarak yaratılmıştır. Dünya hayatı ile baş edebilmesi için gerekli olan her şey onda mevcuttur. Bu gerçeği Yüce Allah,"Biz insanı en güzel biçimde yarattık" Tin suresi 4. ayette bildirmiştir. O kendini tanıma zahmetinde bulunmadığı için sahip olduğu cevherin de, farkında olmadan yaşar.  

   İnsanın hayatın getirdiği her türlü iyi ya da kötü günler karşısında yaşama sevincini koruyabilmesi, onun sağlıklı bir ruh yapısına bağlıdır. Sağlıklı bir ruh yapısına sahip olabilmesi için, insanın önce kendi iç dünyasına yönelmesi gerekmektedir. Tıpkı Gönül Ustası Mevlana´nın "içindeki kapıyı çal; başka kapıyı değil.” sözünde ifade ettiği gibi önce kendi içine yönelmeli... 

 Benzer durumu sevgi ve hoşgörünün timsali Yunus Emre de;  

"İlim ilim bilmektir 

 İlim kendin bilmektir 

Sen kendini bilmezsin 
Ya nice okumaktır..." 
dizlerinde anlatmıştır. 

 Kendini bildikçe, kendine yaklaştıkça insan, yalnızlığından arınır. Kendini tanıdıkça, önünü aydınlatır, başkalarını da anlar. Ayakları yere sağlam basar. Kendini bildikçe çoğalır. Kendini sevdikçe sevgiyi dilenmez, zaten o sevgi olur. Kendine baktıkça yalnızlığından kurtulur. Kalabalıklaşır ve var olur. Kendini bildikçe hakkı bilir. Kendini bildikçe haddini bilir...

Muhabbetle,

Hanife Mert

 

 

 

Anahtar Kelimeler: YERE, VARMAK, İÇİN, ÖNCE, KENDİNE, UĞRAMALI, İNSAN
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Utanmaktan Utanma (02 Mayıs 2017 - Salı)
Ye Kürküm Ye… (28 Mart 2017 - Salı)
ÇANAKKALE ZAFERİ (17 Mart 2017 - Cuma)
Kör Düğüm Gibi Sevgi (08 Mart 2017 - Çarşamba)
Kara tren türküsü / Hüzünlü hikayesi (25 Aralık 2016 - Pazar)
Son Pişmanlık Fayda Etmez (13 Ekim 2016 - Perşembe)
BOŞANMAYA GİDEN YOLDA BİZ! (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
BOŞANMAYA GİDEN YOLDA BİZ! (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Kurban Bayramınız Kutlu Olsun (11 Eylül 2016 - Pazar)
Umudun Bittiği Yerdedir Ölüm (10 Eylül 2016 - Cumartesi)
İnsanın Yaratılış Gayesi (24 Haziran 2016 - Cuma)
Dünyanın Çivisi mi Çıktı? (25 Nisan 2016 - Pazartesi)
18 MART ÇANAKKALE ZAFERİ (17 Mart 2016 - Perşembe)
Kibir Hırs Kıskançlık (01 Mart 2016 - Salı)
YAŞAMAK HİÇ KOLAY DEĞİL (25 Şubat 2016 - Perşembe)
Değersizleştirilen değerlerimiz (23 Şubat 2016 - Salı)
Sözün Özü (15 Şubat 2016 - Pazartesi)
Sevginin Gücü (14 Şubat 2016 - Pazar)
Merhaba (04 Şubat 2016 - Perşembe)
Sayfa:
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
DOLAR
3.4973
EURO
4.1170
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Mersin için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
04:16 05:57 12:54 16:37 19:32 20:59