REKLAM


PİYASALAR
 
USD 1.7541% -0.43
EUR 2.2973% -0.11
 
Kaynak : TCMB

ANKET


NÖBETÇİ ECZANE

4 Şubat 2012

SAĞLIK ECZANESİ / ANAMUR


SAĞLIK MH HALİDE EDİP ADIVAR CD

324 - 814 95 86

ANAMUR'DA HAVA


İSTATİSTİKLERİMİZ


4 Şubat 2012 21:15

• Şu anda sitede104
• Bugün16.176
• Buay69.394
• Toplam12.516.544
 

FACEBOOK



ANAMUR EKSPRES

Çelik'ten 'Hayır'lı tavır

{ 30 Ağustos 2010 }

{ 1367 defa okundu. }




 HP Mersin Milletvekili ve Anayasa Komisyonu Üyesi Behiç Çelik,Çelik,  neden hayır denilmesi gerektiğini bir bir anlattı. MHP Mersin Milletvekili ve Anayasa Komisyonu Üyesi Behiç Çelik,  12 Eylül 2010 Pazar günü yapılacak olan referandumda 1982 Anayasasını değiştirmiş olmuyoruz. AK Parti Hükümeti hileli sözlerle vatandaşın kafasını karıştırmakla meşgul” dedi. Belediye Başkanı Mehmet Türe ile Gazetemizi ziyaret ederek Referandumla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Anayasa Komisyonu üyesi olarak değişecek olan anayasa maddelerinin içeriğini en iyi kendisinin bildiğini belirten Çelik, “Bu Anayasa aslında şu anda değiştirilmiyor. Aşağı yukarı 1982’den bu güne kadar 28 yıl geçtiğine göre 16 kez değiştirilmiş. Ortalama 170 maddelik bir Anayasa. 170 Maddenin 85 Ana Maddesi zaten değiştirilmiş. Yani bu Anayasa’ya 12 Eylül ürünü demek asla mümkün değil. Böyle bir şeyi kanıtlayacak olan varsa gelsin ben her zeminde tartışmaya hazırım. 12 Eylül Anayasa’sını değiştiriyoruz, Darbe Anayasasını değiştiriyoruz lafı doğru değildir.”dedi. Başörtüsündeki uzlaşma zeminin bile  yüzde 60’larda olduğunu örnekleyen Çelik, 12 Eylül’de evet-hayır şeklinde oylanacak olan anayasa değişikliğinin uzlaşı olmadan yapıldığını söyledi. Çelik, “ “Son Anayasa değişikliğinde asla uzlaşma söz konusu değil. Dayatmacı bir metin ve dışarının talebini karşılamak arzusunda olan bir metin. Bunu öyle bir noktaya getirdi ki hükümet kabul etmek zorundasınız der gibi baskıcı, despot bir anlayışa getirdi.” Diye konuştu.

Değişikliği istenen iki maddeyi önemseyen Çelik,şöyle devam etti: 
“Bir tanesi Anayasa Mahkemesinin yapısının değiştirilmesi. İkincisi de Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun yapısının değiştirilmesi.  Anayasa Mahkemesinin yapısının değiştirilmesi şu anlama geliyor. İlave bugün 11 kişi var ekstra 6 kişi daha gelmiş olacak. 6 kişi geldiği zaman güç mevcut iktidarda olacak. İktidarın yargılanmasını ise Yüce Divan Yapabiliyor. Bu yargılamayı yapacak olan yüce divanının ele geçirilmesi durumunda yargılanmama durumunun çıkacağı ortadadır. Milliyetçi Hareket Partisinin bastırdığı neden hayır kitabınca da çok veciz bir şekilde yazıyor. Ülken için bir Oyun var.  Anayasa kararlarına itiraz hakkı da getiriliyor burada. Anayasa devletin işleyişi ile ilgili bir yasa metni. Buraya itiraz hakkı geldiği zaman ne oluyor mesela Ahmet Türk’ün ve Aysel Tuğlu’nun yasama Milletvekilliği düşürüldüğü için hemen bu 12 Eylül’ü takip eden ilk günde bunlar Anayasa Mahkemesine başvuruyu elde ediyor. Yani ne oluyor bölücülüğe prim yaptıran bir Anayasa değişikliği oluyor. Diğer bir konu Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu. Bu değişikliği niye yapıyor? Yargıyı bağımsızlaştırıyoruz. Ve diyorlar ki yargıya musallat olan ve orada diktatörlük kuran ekibi dağıtıyoruz. Kas sistemini kıracağız diyor. Bunu kırdığınız zaman vesikalık gibi düşünün 15 tane yeni Tayip Erdoğan oluyor. Bir de Bakan Tayip Erdoğan oluyor 16, birde Müsteşar Tayip Erdoğan oluyor 17 kişi. 17 Tane Tayip Erdoğan oluyor 22 kişiden. 17’ye 5 oluyor. Böylece temyiz ne olacak onların eline geçecek.  Böyle olduğunda hakkınızı nasıl savunacaksınız soruyorum size. Siyaset, yargı tamamen kontrol altına alacak.  Burada çok büyük bir tehlike var. Sayın Genel Başkanımız diyor ki, “Zemzemin içerisinden birkaç damla zehir damlatmışlar bize altın kaseye koyarak iç diye sunuyorlar” diyor. En güzel tanım bu. Çünkü zemzem diye bekleyip bunu içersek sonu ölüm olacak. O yüzden özellikle bu Anayasa değişikliğine Hayır deyip demokrasi, barışa, insan haklarına, Hukuk Devletine, Türkiye’nin Milli karakterine, Varlığına, Birliğine ve Bütünlüğüne, Geleceğimize Çocuklarımıza iyi bir ülke bırakmamıza vesile olacaktır.” Çelik, şöyle devam etti: “Biz sizden siyasi bir talepte bulunma arzusunda değiliz. Ama yapmış olduğunuz kamu hizmetinde inanın ki odanıza astığınız bayrak, arkanıza koymuş olduğunuz Atatürk resminin yakında yok olabileceğini; (Habur’da yaptılar biliyorsunuz, teröristleri alırken rahatsız olmasınlar diye Atatürk resmi ve bayrağı indirmişler) onun için aynı şeyi indirebileceklerini düşünerek burada milli bir görev olarak bunu üstlenmenizi özellikle bir hemşehriniz olarak sizlerden istiyorum. Biz bu topraklarda sonsuza dek yaşamak ve çocuklarımıza güzel bir ülke güzel Mersin istiyorsak, elimizi taşın altına koymak zorundayız. Psikolojik sebepleri; Hükümet bizimle basın önünde görüşsün istiyorlar. Hükümet de gizli görüşelim diyor. Orada anlaşamıyorlar. Yani Kamuoyu bilmesin. Bilirse  o zaman örneğin Mersin’de; Anamur’u, Silifke’yi, Erdemliyi Tarsus’u kaybedecek. Açıktan görüşürse kaybedecek.   İkincisi ise siyasi sebep. Örgüt Terör örgütü, Kürt kökenli vatandaşlarımıza dönük bir mesaj vermek istiyor. Biz istedik dayattık hükümete yaptırdık demek için böyle bir yola başvuruyor. Aslında Hükümet ile örgüt aynısını düşünüyorlar. Ama bunu birlikte deklare edemiyorlar. Örgüt diyor gündem benim olsun. Hükümet diyor hayır gündem benim olsun. Paylaşamıyorlar. Üçüncüsü de şu;  PKK’nın amacı çok net Özerklik.” Dedi. 

 

 
 
 
Geri Dön Sayfa Başı



Facebook da Paylaş

Yorumlar


Yorum Ekle
isminiz ( * )
Mail Adresiniz ( * )
Yorumunuz ( * )
Onay Kodu ( * )
( * ) Zorunlu Alanlar


Henüz Hiç Yorum Yapılmamış. İlk yorumu siz yapın ...






Tüm Hakları Saklıdır.